Yine severdim seni,
Gözlerin görmeseydi beni,
sana cenneti hissettirirdim tüm benliğimle
ve severdim seni,
Yahut bir deniz kenarında oturup anlatırdım sana doğan ve batan güneşin güzelliğini,
Ya da bir ormanın eşsiz güzelliğini,
Severdim seni, sende kabullenseydin beni.
Bilmem ne eksiğin olurdu da kaçardın benden, tamamlardım tek tek seni hep tamamladığım gibi
ve yine severdim seni.
Şayet olurda çekinirsen benden eksiğim diye
hani en sevdiğim romanda da olduğu gibi eksiltirdim kendimi,
Ve yine severdim seni.
Ki ben çokça sevdim seni, görseydin beni.
Severdim seni, kabullenseydin beni…
#denizinesintisindenkalanlar
Zaman çok hızlı geçiyor…
Ve her geçtiğinde hayatı yeniden tazelemeyi ihmal etmiyor.
Bir zamanlar ihtimal bile vermediğin şeylerin, bir bakmışsın hayatının gidişatını tamamen değiştirdiğini görüyorsun.
İşte tam da öyle oldu…
Ne hayata karşı ümidimi kaybettim ne de zor zamanlarda pes ettim.
Sadece bir süreliğine geri çekildim…
İzlemeyi seçtim.
O hareketliliği, anlam veremediğim o karmaşayı uzaktan izledim.
Ve fark ettim ki, hayat aslında kendi akışında ilerliyor.
Bazen koşmamam, sadece akışa güvenmem gerekiyormuş.
Yakın zamana kadar içim hep kaygıyla doluydu.
“Acaba”lar, “neden”ler zihnimi sarıp sarmalıyordu.
Ama öğrendim ki herkesle aynı şartlarda yürümüyorum bu yolu.
Gerçekleri görmek…
İşte en kıymetlisi buydu.
Ve o an, içimde yeniden filizlendi umut.
Her geçen gün biraz daha yeşerdi, bahara döndü içimde.
Zamana güvenmek, akışa bırakmak…
Ruhuma iyi geldi, şifa oldu.
Şimdi yeniden bir yola çıktım.
Sonu belirsiz olsa da içim huzurlu.
Çünkü inanıyorum…
“Bir insanın mutluluğunu istemek başka, onu mutlu etmek başka bir şey. Özünde iyi bir insan olduğunu düşünüp insanların mutluluğunu istiyor olabilirsin, bu seni tam anlamıyla iyi bir insan yapmaya yetmez, sadece zararsız biri yapar. Ama insanların mutluluğu için bir şeyler yapma imkanın varken yapmıyorsan, bu seni kesinlikle kötü bir insan yapar.”