İhsan Oktay Anar kendine has uslübu, cümle içinde serpiştirdiği eski türkçe kelimelerle bizi içine çeken bir olay kurgusu yaratmış. Kitapta İstanbul'un eski İstanbul olduğu zamanlardaki havayı okurken hissediyorsunuz. Puslu demesindeki sebeplerden biri de bu olsa gerek:)
İhsan Oktay Anar o kadar akıcı bir olay kurgusu ve dil kullanmış ki okurken kendimi kaptırdığım çok oldu.Kendimi kaptırırkende yahu neydi bizim amacımız bu romanda dediğim de oldu. Amacı bulduğum bazen de ana fikri kaybettiğim cabası.. Yani kitap ismi üzere felsefe ağırlıklı bir roman.
(Böyle güzel bir şarkı gibi mırıldanarak okunacak kadar akıcı kitapları keşfettiğimde çok mutlu oluyorum.)