Tekilaya devam etti. Bardaki beş kişi ve barmen oturmuş onu seyrediyorlardı. Ruhlarına ulaşmalıydı! Ruhları vardı mutlaka. Nasıl böyle hareketsiz durabiliyorlardı? Kozanın içi gibi. Ya da o tembel dört güneşinde pencerenin kenarında dolanan sinekler gibi.