sea

sea
@denizz0_
49°
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Kendim şu an hayatta mıyım, yaşıyor muyum emin değilim ama onun içimde öldüğünü iliklerime kadar hissettim."
Sayfa 109
"Kaybetmek yalnızca bir insanı uğurlamak değildir, kaybetmek bazen kendi ölümünü dilinin ucunda birikmiş, hiç söylenmemiş, söylenebilecek kadar güçlü olunmayacak kelimelerle beklemektir. ...ve beklemek, kaybetmekten daha büyük bir kanserdir. Kaybettiğimi anladığımda değil, hala beklediğimi anladığımda yakalandım ben o kansere."
Sayfa 103
"Anlamayacakları şeylere burunlarını sokmalarını ve sanki çok biliyormuş gibi davranmalarını istemiyordum. Hayatınıza bazen bir insan girer ve insanın ne olursa olsun hiçbir zaman bitmeyeceğini bilirsiniz. Bu geçecek bir şey değildir. Derideki bir yara gibidir. İyileştiğini sanabilirsiniz. Hiç iz kalmayabilir ama bazı zamanlar, durup dururken ve her şey yolundayken oranızın ağrıdığını hissedersiniz. Havalar çok soğuduğunda belki. Hatırlarsınız sonra. Nasıl hissettirdiğini. O kadar büyük ve yoğun bir şey hissettiğinizde bu bir gün sona ermez. Başkalarını sevseniz bile, başkaları ile çok mutlu olsanız bile ya da onunla olmak istemeseniz bile. Sadece geçmez işte. Bir kere bulaşmıştır. Bir yanınız onunla olan kötü anların çok farklı olabileceğini fark eder. Başka birisi gelir ve onunla kötü olan her şeyin iyi versiyonunu gösterir. Evet, dersiniz, yanlış olan oydu çünkü öyle olmasına, kötü olmasına gerek yoktu, başka bir seçenek vardı Bambaşka bir yanınız da mutlu olduğunuz anlarda sadece bir saniye için düşünür, onunla bu anı yaşayabilir miydik, ya şimdi burada o olsaydı, bu anı onunla paylaşsaydım diye... O kadar hızlı olur ki artık bunu ezberden yaptığınızı anlardınız. Çünkü o kadar büyük bir yara iyileşmez. Sadece, bazen nerede olduğunu unutursunuz."
Sayfa 280
"Bir süre ikimiz de sessizce gökyüzünü izledik. Yan yana, dirseklerimiz birbirine dokunurken sadece geceyi izledik. Yıldızların bir şeyler söylemesini bekledik belki de. Ne ondan bir ses çıktı ne benden. İkimizde de buz gibi soğuğa rağmen geri dönecek güç yoktu, ikimizde de tek kelime edecek cesaret yoktu ama ikimiz de orada durmaya devam etmek istedik. Asıl güçsüzlük de buydu. Başımıza bu gelmişti. Başımıza biz gelmiştik. Biz gelmiştik ve önce birlikte dünyaya hükmedeceğimizi zannetmiştik, dünyanın kanını akıtacağımızı. Ama bir gece kendimizden geçmiştik. Ve o gece bütün dünyadan vazgeçmiştik."
Sayfa 397