Anamizdan babanızdan gördüğümüz eğitim, öğretmenlerimizden aldığımız eğitim, toplumdan edindiğimiz eğitim.Sonuncu eğitim şeklinde bize söylenilenler ilk ikisinden aldığımız düşüncelerin hepsini yıkar. Bu da kısmen toplum hayatında din ve dünya problemleri arasındaki celismeden doğan bir şeydir; eskilerin ise bundan haberi yoktu.
Baskı hükümetinde eğitim diye bir şey yok gibi.Bİr şey verebilmek için her şeyi almak gerek; işe de iyi bir köle yaratmak için kötü bir teba yaratmakla başlamak gerek.
Baskı idarelerinde her aile kendi başına imparatorluktur.Su halde asıl görevi başkalarıyla yaşamayı öğretmek olan eğitim burada son derece sınırlanmıştir; kalbe korku ruha da dinle ilgili çok basit birkaç ilke vermekten ibaret kalır.Bİlgi tehlikeli rekabet ugursuzdur.
Her milletin kendine göre davranışı olur.Bizim millet her zaman kuvvete tapmistir. Eskiyadan başka muhalif görmemiş bir memlekette Avrupa metotlariyla çalışılır mi?