Kitabın yazarı Ray Bradbury 2012 yılında vefat etmiş. Ve bana da en sevdiğim distopyalardan birini bırakmış. Ve doğruyu söylemek gerekirse başka kitabı var mı,var ise ne hiçbir fikrim yok.
Distopya ney yav diyenler var ise 'beklenen kötü gelecek' şeklinde tanımlanabilir sanırım. Belki de sadece ben bu şekilde de tanımlıyorum. :)
Neyse konumuz Fahrenheit 451... (Fahrenheit derece gibi sıcaklık ölçüm birimi.) Başlıktan itibaren bir şeyler anlatmaya başlamış aslında yazar. Fahrenheit 451 'kitap kağıdının yanma sıcaklığı' anlamına geliyor. Burdan bir şeyler çağrıştırmaya başlıyor zaten kitap.
Bu arada kitabın isminin konulma hikayesini okumuştum bir yerde ama emin olmadığım ve kaynak belirtemeyeceğim için paylaşmıyorum. :(
Bradbury, kitapların yasak olduğu, toplandığı ve yakıldığı bir dönemi, itfaiye erlerinin amaçlarının yangın söndürmek değil de kitapları ve böylece geleceği, hayatı, düşünmeyi yakmak, yok etmek üzere kurulu bir dönemi anlatan distopik bir eser yazmış. Oturma odası aileleri, dev televizyonlar, iletişimsizlik, insan ilişkileri, artık merak etmeme ve önüne konulanı kabul etme gibi başlıca durumlara değinilen bir kitap. Mutsuzluk, intiharlar, dinin sıradanlaştırılması, çocuk sahibi olmak ve eğitiminin anlatılışı ise aslında bize veya sadece bana biraz ters belki de ağır.
İnanın aslında kitapta anlatılan durumlar sizi pek de şaşırtmayacak. Hatta baya izlenen bir dizinin sahneleri aklınıza uçuşacak.