• Sitemdir belki sol yanıma
    Belki de kaderime...
    Etme ey sevgili etme,
    Böyle veda edilir mi?

    Yaktın şuncacık yüreği,
    Derbeder de ettin beni.
    Kalkta gel ne olur,
    Böyle şaka mı olur?

    Yaktın ah deli kiz, yaktın
    Bana ait, bir kalbim vardı.
    Onu da sen aldın..
    Bende, başka ne kaldı ki.

    Nerede bekliyeyim söyle?
    Kaç gün ağlayayım söyle,
    Beklerim ben, ak düşsün saçıma..
    Ne olur, dön gel emi...
    ⓚⓐⓓⓘⓜⓒⓔ
  • Sevgiler güzel,sevgiler emek sevgililer tek yürek...
    Sevmeler özel,sevilmeler bir tek sevilenler derbeder...
    Aşk!
    Ah aşk ahımda!
    Alanımda,yanımda,yamacimda...
    Kızıl gün batımında,dolunayda...
    Canımda,cananimda,ruhumda!...
  • #okudumbitti Benim Yorumum️
    ️Her şiir yazan şair değildir. Türlü varoluşsal sıkıntılar, buhranlar çeken üç şair: Hölderlin, Kleist ve Nietzsche. Şiirleri, sürekli bir bağırış ve ruh sıkıntısı çeker. Yalnızlık ve anlaşılamamak onların göğüslerine saplı bir hançer gibi durur. Nitekim Kleist kurtuluşu intihar etmekte bulur.
    ️Şiirleri çeviri olduğu için çok fazla içinize işlemeyebilir. Şiirlerinin çoğunu kendilerine yazmış gibiler. Kitabı okurken şiir yazmanın ne kadar zor ve sıkıntılı bir süreç olduğunu anlıyorsunuz. Onların şiirlerinde sevgiliye kavuşamama, aşk acısı çekme gibi temaları bulamazsınız. İçlerinde yuva yapmış şeytanla sürekli savaş hali vardır. Kulakları sağır eden bir bağırış. "Kurban et başını, bir kilit taşı gibi,
    Tanrıların şimşeklerine karşı dur ve bağır: hadi vur!
    Ve bırak baştan aşağı yarsınlar seni,
    Bir nefes, bir tutam harç ve taş
    Bu genç bağrı ayakta tutsun yeter ki"
    ️ Zweig'ın, novellalarının yanı sıra biyografi için yepyeni bir bakış açısı kazandırdığı aşikar.
    ️Hölderlin'in tüm duygularıyla yazdığı ama anlaşılamadığı siirleri.. Kleist'in derbeder hayatını muhteşem kurgulanmış ölümüyle anlam katmaya çalışması...Nietzche'nin Tanrı'yı kendi icimizde yarattığımız bir varlık olarak nitelendirip onu öldürmesi...
    ️ Üçü de yaşadığı hayatı kendine dar eden insanlar. Hakikaten savşçılar ama en çok kendileriyle(şeytanlarıyla) savaşıyorlar. Üçünün de sonu son derece trajik.Sanatı, şiiri ve felsefeyi seviyorsanız bu kitabı da seversiniz diye düşünüyorum.
    Keyifli okumalar🤓
  • Aşık Ömer'in hayatı ve şiirleri hakkında bilgi veren kıymetli bir eser.Kitapta bahsedildiğine göre Aşık Ömer Kırım'da doğmuş ve yine Kırım'da doğduğu köyde vefat etmiş.Hayatının büyük bölümü Anadolu'da ve İstanbul'da geçmiş.Ömer yaramaz bir çocuk olduğundan ailesi ile yıldızı pek barışmamış.Babası derslerinde başarısız diye evlatlıktan reddetmiş.Abla Bekir ismindeki bir akrabası kendisine sahip çıkıyor.(Kadına mı Bekir demişler yoksa adama mı abla demişler.Cinsiyeti hakkında malumat yok ama iyiliksever birisi olması kâfi.) Ömer'in yine dersleriyle arası açık.Derbeder bir hayat yaşıyor. Bir mezarlığa giderek sürekli ağlıyor ve ölmek istiyor.Bir gün mezarlıkta uyurken rüyasında kendisine bir melek gözüküyor.Nasihatlarda bulunarak kendisine bir saz veriyor.İsyan etmemesini, kendisinin seçilmiş biri olduğunu ve halkın dertlerini şiirle anlatmasını tavsiye ederek eline bir saz veriyor.Ömer hayatının bundan sonraki safhasında şiirde ustalaşırken derslerinde de çok başarılı bir öğrenci oluyor.Kimsenin cevaplayamadığı soruları bilerek dikkatleri üzerine çekiyor.
    Aşık Ömer'in şiirlerine gelince bugün yazılmış gibi arı,duru,saf bir dili var.Hatta popüler bir şiir sitesindeki şair bir vatandaş Aşık Ömer'in günümüzde yaşadığını sanarak kendisini tebrik ediyor.Ve Aşık Ömer'in kendisine göre henüz kıvamına ermemiş şiirlerini ileriki zamanlarda geliştireceğine dair temennilerde bulunuyor.Ah güzel yurdumun insanı ah!!!
    Aşık Ömer'in divanında Baki, Pir Sultan Abdal gibi şairlerin şiirlerinden etkilendiği şiirler gözüme çarptığı kadarıyla kendi şiirlerinin de bir çok şairi ve sanatçıyı etkilendiği görülüyor.
    Haldan bilen haldaşım var
    Yola giden yoldaşım var
    Üç yaşında karsaşım var
    Seni ondan sakınınız
    Hakkı Bulut'un Henüz üç yaşında bir kardeşim var.Seni ondan bile kıskanıyorum diye seslendirdiği parçasında Aşık Ömer'in yukarıdaki dizelerinden etkilendiği muhtemel.Aynı şiirin ilk kıtasında Doğan aydan esen yelden Seni günden sakınırım dizelerinden esinlenerek Neşet Ertaş'ın mühür gözlüm türküsünün yazıldığı muhtemel.Daha bir çok örneği var.
    Aşık Ömer'in destanları benim pek ilgimi çekmedi.Tesirli bulmadım açıkçası.Ancak gazellerini,murabbalarını,müstezat,muhammes vs. bütün türlerde aruzla yazdığı şiirlerini hece vezninde yazdığı şiirleri kadar güzel buldum.Bazı şairlerde birinden biri çok zayıf oluyor.Mesela Seyrani aruzda heceyle yazdığı şiirlerindeki kadar etkili değil.Oysa Aşık Ömer bütün şiir türlerinde başarılı.Divan edebiyatında arapça tamlamalara ya da ağır kaçacak mazmunlara fazla yer vermemiş.Oldukça anlaşılır bir dil kullanmış.Bazı şiirlerinde Aşık Ömer'in kalitesine yanaşmayacak hatalar var.Ya redifle kafiye kuruluyor ya ayaktan düşülüyor.Ya da hece fazlası var.Ben bu hataların neşreden araştırmacı yazarın dikkatsizliğinden ya da Aşık Ömer'in şiirlerini deftere kaydedenlerin şiir bilgisi eksik olduğundan hatalı aktarmış olabileceğini düşünüyorum.Yakın zamanda bir hadise duymuştum.Şair olan babasının şiirlerinde eksik kalan yerleri oğlu tamamlamış ama şiirden anlamadığından babasının şiirlerini hepten katletmiş.Bu gibi hadiseler az değil. Kitapta Aşık Ömer'e ait bazı kıymetli şiirlerin yer almadığı dikkatimi çekti.İbrahim Tatlıses'in yorumladığı kitapta yer almayan bir Aşık Ömer türküsünün linkini ekleyeyim dedim.

    https://youtu.be/rTeWo4rN1gc
  • Nasıl takipçin çok oluyor? Ciddi mi olsam yoksa komik mi yoksa derbeder mi?
  • Şair ki,Allah'ın mahrem ülkesi meçhuller aleminin derbeder seyyahıdır.