Sarhoş Gemi
Ölü sularından iniyordum nehirlerin Baktım yedekçilerim iplerimi bırakmış; Cırlak kızılderililer, nişan atmak için Hepsini soyup alaca direklere çakmış. Bana ne tayfalardan; umurumda değildi Pamuklar, buğdaylar, Felemenk ve İngiltere; Bordamda gürültüler, patırtılar kesildi; Sular aldı gitti beni can attığım yere. Med zamanları, çılgın çalkantılar üstünde, Koştum, bir çocuk beyni gibi sağır, geçen kış Adaların karalardan çözüldüğü günde. Yeryüzü böylesine allak bullak olmamış. Denize bir kasırgayla açıldı gözlerim; Ölüm kervanı dalgaları kattım önüme; Bir mantardan hafif, tam on gece, hora teptim: Bakmadım fenerlerin budala gözlerine. Çocukların bayıldığı mayhoş elmalardan Tatlıydı çam tekneme işleyen yeşil sular; Ne şarap lekesi kaldı, ne kusmuk, yıkanan Güvertemde; demir, dümen ne varsa tarumar. O zaman gömüldüm artık denizin şi'rine, İçim dışım süt beyaz köpükten, yıldızlardan; Yardığım yeşil maviliğin derinlerine Bazen bir ölü süzülürdü, dalgın ve hayran.
Şiir
Derbeder serçelerin ağladığını görürsün Rüyalarımda
Sayfa 48 - Timaş·Kitabı okuyor
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Geceleyin bir ses böler uykumu, İçim, ürpertiyle dolar nerdesin? Yıllar var ki arıyorum ben onu, Aşıkıyım beni Çağıran sesin Gün olur sürüyüp beni derbeder Bu ses, rüzgarlara karışır gider, Gün olur peşimden yürür beraber, Ansızın haykırır bana nerdesin?
Sayfa 5·Kitabı okudu
Geçerek birer birer sürgün kanyonlarını Derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına Yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı Yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı Yetim çığlıklarımı duyurmak üzre sana Koşup geldim, iliştir beni memnu bahtına...
Ne cefa ettiysen, vefalar geldi, bilmiş ol Ruha rahattır gamın, cana safa, bilmiş ol Gerçi derbeder ettin, saldın belâ girdabına Yüz çevirmez eski dostlar, bilmiş ol Yanına kalır ne yapsan, padişahsın dostum Şanına layık değil ama cefalar, bilmiş ol Gözyaşı ırmağını öyle kabardı ki bir gün Gökyüzünün değirmen taşını yuvarlar, bilmiş ol Can ipimi zülüflerin öyle bir düğümledi ki Çözmeye kadir değil müşkül çözenler, bilmiş ol
Sayfa 309 - Ayrıntı Yayınları
Şiir
Düzen
Oldum olası mutlakiyetçi/mükemmeliyetçi insanların yanında içime kapanır; arızalı, yaralı, şaşkın, mütevazi, hafif derbeder ve elinde olmadan zikzaklar çizen, düşe kalka şu hayatta arayış halinde olan insanların yanında açılır; dillenirim coşarım.
Sayfa 20·Kitabı okudu