Avuntu
Avunmak için dinlediğimiz şarkılar bizi derbeder etti☺️☺️
Duygu ve Düşünce
Gönlüm derbeder
Âh-ı zâr oldum da ahım dindi sanma, pek beter, ‎Bâd-ı saba gibi estin, gönlüm oldu derbeder. ‎Bahr-i umman olsam aksam, yine sığmam bendime, ‎Bî-vefâ bir dert olup, feryat bıraktın kalbime. ‎ ‎Gözlerin bir kor gibi, yaktı canı, nâr eyledi, ‎Şu cihanı başıma, dar gelince dar eyledi. ‎Vuslatın hayaliyle, ömrü verdim yollara, ‎Bir hazan yeli gibi, savurdun beni tozlara...
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İyi geceler ..
Sen şimdi uyuyorsun. Uyu, sevdi seni kör, Dilsiz sevdi, Kötürüm ve derbeder. Sen şimdi rüyadasın; ayakların yürüyor bir masalın gizli resimlerinde. Talihli bir adama (kadına) çay demliyorsun buğusunda hindiba duyguları. Sen şimdi mevsimlere şiirler okuyarak çocuklara kalbini veriyorsun. Nurullah Genç
Şiir
Rüveyda
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına bir güvercin uçurup kıtalar arasından çağırdın beni geçerek birer birer sürgün kanyonlarını derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı yetim çığlıklarımı duyurmak üzre sana koşup geldim; iliştir beni memnu bahtınaadını söylemek istemiyorum her hecesi amansız bir kor dudaklarımda her harfine yıllardır şimşeklerle yarıştım zindanlara karıştım, ölümlerle tanıştım adını söylemek istemiyorum rüveyda dediğim zaman anla ki, senin için yürüyor kelimeler çığlığımın atardamarlarındanhangi yıldızdır bilmem, gözlerin kayar da üzerime rüveyda önce tuhaf bir deprem yayılır bedenime sonra açılır önümde ıstırab vadileri silik renkleriyle adımlarıma çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir hayalin bittiği menfeze doğru alaca bir at koşar içimde zamansız, mekansız nefese doğruuslanmaz bir yürek taşıdığıma dair yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda oysa rüveyda baştanbaşa ben kevser akan, gül kokan bir kalbin filiziyim.kitaplara sürdüğüm kapkara lekelerden bir anlatsam nasıl utandığımı bir doğrulsam eğildiğim yerlerden
Beni böyle çaresiz beni böyle derbeder bırakma
Hangi mevsim?
Hangi mevsimin koynunda saklanır aslın bilemem.  Hangi lisana döksem anlaşılır ki feryadım?.. Gözlerim acının sürgününde kalbimi parçalayarak ezen  Solgun gölgenin sürükleyişinde ... Bir derbeder yokuşlarda heyelanlar yürüdüğüm yol boyunca  bir çığlık yükseliyor sesimden se(n)sizliğime.. Kıyametler Kopuyor, mahşer günüdür yüregim Boğazımı yırtarcasına susuyorum Sustukça, boğuluyorum... Aşiyana bir yüz imgesiyle kayıyor gökyüzü İçtensizlik duyguların bağışladığı ruhlara gözlerim de ateş çukuru bir kızgınlık… en kavruk yalvarmalarımı gömdüm gecenin serinliğine.... Bir damla düşüyor alfabeme, sırılsıklam oluyor harflerim.  Solumda sancıyan acının adıydı mutluluğumun yetimliği …  Birşeyin tek şey o'nun adına dualar kurarken ellerim, dilimi unutmuştum feryad’ın gölgesinde…sahte hayatın tek sahici yüzüydü o!.. Mutluluğumuzun yetimliği yara almasın diye kelimelerimle örttüm garipliğimi ve garipsedim bu yeni hayatı.... Ve tek gecelik aşklar uğruna hayatla savaşımda.. Ebû Cehil’in cehaletinde kalan ruhlarınızı alıp gidin! masumluğumuzu kanatmadan, ezazilin koynuna… SYN