Rukiye K, bir alıntı ekledi.
24 Nis 12:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Bilgisayarının ya da cep telefonun modelini arsızca değiştirip duran; pantolonun ya da kazanın markası ile hava atan, elindekiyle yetinme, ölçüsünü tamamen yitirmiş bir adam sana dinden bahsediyorsa onu da ahlak var mıdır?
Ümmet-i Muhammet'i düşünmekten başına ağrılar girmeyen, gözünden iki damla yaş akmayan, fakat sahipsiz sokak köpeklerine merhamet etmekte bir numara, şefkat abidesi(!) bir adam, sana dinden bahsediyorsa onda ahlak var mıdır?
Televizyonun karşısına kurulup derbi maçları izlerken çerez yiyen bir adam, sana dinden bahsediyorsa, onda ahlak var mıdır?
İlimden irfandan nasibini almamış ama üç kitap okuyunca alim olduğunu sanan, "Kafka'yı bilirim, Kierkegaard'ı yuttum, Dostoyevski hatmettim.." tavırlarıyla kibirli, ukala, kendini beğenmiş, edepsiz bir adam sana dinden bahsediyorsa, onda ahlak var mıdır?

Hamza, Ömer Faruk Dönmez (Sayfa 222)Hamza, Ömer Faruk Dönmez (Sayfa 222)

Biraz önceki derbi gibiydi aşkımız. Ne ara başladı, ne ara bitti, niye öyle bitti?

Burası yeri değil ama yaklasiyor derbi inşallah kazanan kanaryam olur :)

Vatana Zerre iyiligi dokunana minnettarlık..
1K okuyucularına bilhassa rica ediyorum, yazılarınızı ve alıntılarınızı okurken dikkat ediyorum, Atatürk veya başka X yöneticiler hakkın da yazılar paylaşımlar olunca saygı duymuyor bazı arkadaşlar birini diğerinden üstün tutmaya çalışıyoruz, kanıtlamaya çalışıyoruz, o bunu yaptı şu şunu yaptı bu lider şu kadar kitap okudu efendim devrim yaptı vs lütfen bu yazımı okumanızı hepinizden istirham ediyorum, umarım birçok insana bu yazim ulaşır.. ve eğer bir kusurum varsa şimdiden özür diliyorum herkesten..

İnsanlar ölür eseri kalır... Atatürkçüymüs Erdogancıymış, Erbakancıymıs yok solcuymuş yok sağcı imiş sallayın yahu BİZLER VATANA ZERRE IYILIGI OLANA MINNETTAR OLMALIYIZ..

Sadece bu da değil konuyu saptırmak istemiyorum ama DERBİ maçı öncesi veya derbi haftası, dışarıda insanlarin üstünde Fenerbahçe ve Galatasaray forması gören kişiler bazen dayak yemiştir bazen bıçaklanmıştır, yahu söylesenize ne gerek var niye can yakalım, niye insanlara zarar verelim sen şunu tutuyorsun sen mini etek giyiyorsun yok sen neden kapalısın, ayıp arkadaşlar ayıp burada ki herkes cesitli kitaplar okuyan aklı basinda selim insanlar bizim böyle daha kaliteli insanlar olmamız gerekir doğru dimi niye sen dincisin niye sen dinsizsin diye insanları aşşağılayalim, söyler misiniz neden kötülük yapalım .. ben herkesi tenzih ediyorum siz bu düşüncedesiniz de demiyorum ancak bu yazımdaki gibi yapıcı olmak önemli kırıcı olmamak insanları üzmemek önemli..

Bir yerlerden olmak Bizi böler, Atatürk ölmüş Atam nerdesin diyen var , yahu ölüden niye medet umuyorsun hangi avrupa devleti yada hangi devlet geçmişteki liderini türkiyede ki gibi her seyde dile getirir, eğer dile getiren varsa onlarda kesinlikle yanlış yapıyor, Herkes ölecek kimse bu dünyada kalmayacak, Erdogan da ölünce Erdoğan neredeydi demeyin herkes doğar, büyür ve ölür. Ataturkü sevmeyen kisilere yobazlar diye hitap etmeyin yâda X yöneticiyi seven bi kişiye sen onu nasıl seversin diyerek aşşagilayici cümleler kullanmayın..

Erdoganı veya Erbakani veya X yöneticiyi bunları örnek olarak söylüyorum, kimse kimsenin yerini dolduramaz, kimse FATIH SULTAN MEHMETTE OLAMAZ, KIMSE ATATURKTE OLAMAZ, HERKES BU ULKEYE YAPTIKLARI ILE IZ BIRAKIR ve bu izler kimine göre iyi kimine göre kötüdür, kötü görene düzgünce konuşabilirsin anlatabilirsin, iyi görenede yaa sen tamam iyi görüyorsun ama bak şunlar sence kötü değil mi diyebilmektir saygı, sen ocusun, ben bucuyum.. böyle olmaz arkadaşlar ben herkese saygı da duyuyorum sevgi de besliyorum.

Ataturkünde Erdoganında herkesin dogrusu hatası vardır ve kimse dört dörtlük değildir,
keza peygamberlerin bile hatası olmuştur, bakıyorum kıyaslama yapıyorlar yok efendim Atatürk Erdogandan iyi yok efendim Erbakan şundan iyi yahu profesör bile bu hatayı yapıyor görüyorum, benim hocam yani bu hataları yapıyor, ben söylüyorum yahu herkesin yaşadığı dönem ve o donemdeki olaylar farklı yani nasıl kıyaslama yapılabilir, bir tarihi olay olurken bile onun izlerini 10 yıl sonra görebiliyorsun yavaş yavaş öyle herkes sözle yazıyla basit kolay yazıyor ki anlamak mümkün değil.


kendiniz olun geleceğe bakın gecmisten ders alın yapılanlara saygı duyun ülkemiz için yapılamayanlarin yapılması için okuyun, insanları sevin lütfen arkadaşlar bunu yapmak çok mu zor, iyilik yapmak bedava yahu iyiliğin gelişi de güzeldir hem, herkes kendisine yakışanı yapar ve bizler kendimize kötülüğü lütfen yakıstırmayalım...

Ayrimciligi çıkaranlar hep seytan fitneleridir ve ona hizmet edenlerdir, ülkemizi seviyorsak dua edelim en hayirlisini isteyelim Allah ülkemizi korusun, Ülkeme göz dikenlere fırsat vermesin. Gerisi boş kalın sağlıcakla..

MyMaSaL
Her zaman ifade ettiğim gibi benim dinim Sünnilik de değildir Şiilik de değildir, benim dinim İslam’dır.

İarea, bir alıntı ekledi.
31 Ara 2017 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Derbi maçları:D
"Erkekler başka hiçbir koşul altında erişmediği ya da nadiren eriştiği duygulara grubun içine karıştığında bir adım daha yaklaşır ve ilgilenenler için bu keyif verici bir deneyimdir."

Grup Psikolojisi ve Ego Analizi, Sigmund Freud (Sayfa 19)Grup Psikolojisi ve Ego Analizi, Sigmund Freud (Sayfa 19)

babam öldüğünde beşiktaş'ı bırakıp sigaraya başladım.

o zamanlar pembe panjurlu, siyah beyaz perdeleri olan evimizde "tüp" patlamamış, ortalık enkaz yerine dönmemişti henüz. gerçi o zamanlar da beşiktaş demek, acı çekmek demekti benim için. pazartesi günü okula gitmek istemeyişlerim de hep beşiktaş yüzündendi zaten. pazar günü oynanacak derbi için, cuma günü istiklal marşından önce tokat atmasına iddiaya girilirdi. pazartesi sabahları ne tokatlar yedim arkadaş. ey üçüncü sınıftaki sıra arkadaşım engin, anam babam öyle vurmadı lan bana, it. bugün hala açıköğretim’den tek dersim kalmışsa bunun bir sorumlusu beşiktaş, diğer sorumlusu da sıra arkadaşım engin’dir.

o zamanlar, insanların en fazla mahalle bakkalına borcu olurdu. birbirlerinden borç istemeye çekinen adamlar vardı. en ufak dedikodu fırsatını bile kaçırmayan, terlikleri ayaklarından çok ellerine yakışan anneler vardı. bir de mahallenin çocukları vardı. bizim mahallede bir recep vardı mesela. aşağı mahalledeki çocuklar dövmüştü bunu da taşla sopayla kavgaya gitmiştik. kanını yerde komamıştık recep'in. ertesi hafta da ben dövmüştüm recep'i. dayak arsızı bir çocuktu zannımca. neyse...

gün geçtikçe bankalar çoğaldı. bankalar çoğaldıkça, bakkallar kapandı. bakkala borcu olan insanlar, bankalara borçlanmaya başladı. anneler gizli bir barış antlaşması imzalamış gibi indirdiler terliklerini. mahallenin çocukları artık birer banka müşterisi olmuştu. bununla beraber "beşiktaş'ın çocuğu" diye çağırılan topçular gitti, yerine "profesyonel futbolcu" diye bir şey geldi. tokat atmasına girilen iddialar, büyük paraların döndüğü bir naneye dönüştü. e sonuçta hepimiz birer banka müşterisiyiz. her şey para üzerinden dönmeli. yoksa bırak futbolu, nefes alıyor olmanın bile bir anlamı yok onlar için. onlar dediğim kişiler kimdir, tam olarak bilmiyorum. ama düne kadar umurlarında bile olmadığım bankalar, bugün özel hayat sigortası yaptırmak için telefon açıp duruyorlar. ama özel hayat sigortası da lazım tabi. çünkü bugün dayak yesem, yarın kimse aşağı mahalleye gelmez benimle, elinde taşıyla sopasıyla.

artık kimse ince bir sesle "feda" demeyecek. en fazla yıllık ücretinde indirime gidecektir. böylesi bol sıfırlı bir dünyada şeref bey'in fedası da, metin oktay'ın tacı da, lefter'in çubuklu forması da hepimize emanet. bir daha gelmeyecek onlardan, sahip çıkmak gerek. her şeye rağmen babamın beşiktaşlılığı da bana emanet tabi. sanırım artık sigarayı bırakmak gerek.
Burak Aksak