İsmet kükredi:
- "Nerde lan kutu?"
- "Benim değildi arkadaşındı, geri verdim."
- "Ben nasılsa alırım onu sizden. Nasıl lan çok para kazandırıyor mu?" dedi İsmet gözlerini kısarak. Derbi maç sırasında trafikteymiş de iner inmez iddia bastığı maçın sonucunu ilk gördüğüne soruyormuş gibi heyecanlıydı.
- "Yok be, harçlığımız çıkıyor işte." İsmet inanmayan gözlerle baktı. Sonra torpilin fitilini ateşledi.
- "Mete bisiklet almış oğlum o parayla. Nasıl harçlık lan o?" Avludaki tüm gözler aynı anda Mete'ye yöneldi. Mete gevrek gevrek cevapladı.
- "Nerden gördünüz ya? Kömürlükte saklıyordum ben onu!" salakça sırıtıyordu. Gözlerim yuvalarından çıktı çıkacaktı:
- "Ne bisikleti oğlum?"
- "Dağ bisikleti." Serkan girdi araya:
- "Kaç vitesli aldın?"
-" 18."
- "Süper be!" dedi Serkan. Süper mi? Ulan ben ilk bisikletimi Türkiye Gazetesi'nin verdiği kuponları biriktirerek alacaktım, heriflere bak! lsmet'in adamlarından Kör Cemal girdi araya, konudan sapıyorduk, ama iyi miydi, kötü müydü bu, bilemiyordum.
- "Kontrası var mı lan?"
- "18 viteslerde kontra yok ki," dedi Mete.
- "Sen öyle san," diye alayla kıkırdadı Kör Cemal.
- "Bi dakika ya! Mete, ciddi ciddi bisiklet mi aldın?" Sonra döndüm Kör Cemal'e,
- "Kontra yok oğlum 18 viteslerde, saçmalamayın," diye rotayı biraz daha saptırdım. Baktım yanlış yere ateş ediyorum tekrar döndüm Mete'ye:
- "Lan Mete, evdekiler görse ne der, hayvan herif?"
- "Görmesinler diye kömürlükte sakladım işte. Geçen babam görmüş, sordu kimin bu diye zaten. Bilmiyorum mahalleden birinindir dedim."
- "Ne zaman biniyorsun lan?" dedi Serkan. O yıllarda Twitter olsa trending topic olacaktı bisiklet. Dönemiyorduk mevzuya. Bu galiba iyiydi.
- "Binmiyorum. Nasıl bineyim ya annem görür, babam görür, Serkan sen görürsün, İsmet görür."
- "Ben de görürüm lan! Hiçbir