Ey insan! Şu kainattan maksad-ı ala, tezahür-ü Rububiyete karşı, ubudiyet-i külliye-i insaniyedir. Ve insanın gaye-i aksası, o ubudiyete ulum ve kemalatla yetişmektir.
Sebeb-i kusur tevehhüm edilen tekrarâtındaki lem’a-i i’câza bak ki; Kur’ân, hem bir kitâb-ı zikir, hem bir kitâb-ı duâ, hem bir kitâb-ı dâvet olduğundan, içinde tekrar müstahsendir, belki elzemdir ve eblağdır, ehl-i kusurun zannı gibi değil. Zîrâ, zikrin şe’ni, tekrar ile tenvirdir; duânın şe’ni, terdad ile takrirdir; emir ve dâvetin şe’ni, tekrar ile te’kiddir.
Mevt, idam değil, tebdil-i mekandır. Kabir ise, zulümatlı bir kuyu ağzı değil, nuraniyetli alemlerin kapısıdır. Dünya ise, bütün şa'şaasıyla ahirete nisbeten bir zindan hükmündedir.