Bilinçaltı kavramı, günümüzde herkesin dilinde bir sakız hâline geldi. Oysa bu, başımıza gelebilecek en kötü durumlardan biri olabilir. Çünkü bir konu hakkında herkesin bir fikri olduğunda, bu durum sizi mutlak doğrudan uzaklaştırabilir. Joe Dispenza bu kitapta bilinçaltı kavramını epigenetik ve nörolojiyle harmanlayarak sunuyor. Epigenetik çok popüler bir kavram kişiye senin genetiğinde sorun olabilir bu sorun değil ama sen bunu yine de değiştirebilirsin gücünü veriyor. Sonuç olarak, artık bu konular birçok kişi tarafından bilimsel gerçekler olarak kabul ediliyor. Çünkü kimse tam olarak bu kavramların neyi ifade ettiğini bilmiyorum. Bilmek zorunda da değil. İyi geliyorsa, doğrudur. Problem şu ki -bence- insanlar, yeterince bilgi sahibi olmadıkları durumlarda sorgulayıcı olma rolünü kötü oynuyorlar. Bu yüzden de kitaptaki yaklaşımları bilimsel bir eser gibi görmeye yatkınlar. Bence bu eser "bilimsel" tanımına tam olarak uymuyor. Bilim değil, fakat kesinlikle sıradan bir kişisel gelişim kitabı da değil.
Genel olarak Dispenza’nın yaklaşımını sevdiğimi söyleyebilirim. Algısı ve önerileri bana oldukça yakın geliyor. Kitap, başucu kitaplarımdan biri hâline geldi - 2 ya da 3 yıldır okuyorum- ve ihtiyaç duydukça sonunda yer alan dört haftalık programı uyguluyorum. Dispenza’nın işini iyi yaptığını düşünsem de, bunu yüksek sesle söylemekten çekiniyorum. Bizim camia çok sevmez kendisini.Toksik pozitif psikolojiye kıyasla, bu tür yaklaşımları daha değerli buluyorum.
Yine dönüp dolaşıp aynı soruya geliyoruz: Bu kitap gerçekten işe yarar mı? Bilimsel mi? Yazılımcıların şey derler, kodun çalışıyorsa dokunma. Joe dispenza evrenine ve kitapta geçen anlayışa böyle bakıyorum. Çalışıyor ve dokunmayacağım. Bir üst basamakta işler biraz daha farklı hale geliyor. Gerçekten çalışan bir