derikob

Reklam
Beckett
Beckett'a gelince, onun eserlerinde siyasi bir güdü görmek gerçekten zordur. Kişisel hayatında da yazdıklarında da başkaları ile ilişki kurma biçimi bir şeyi söylemek, hemen ardından söylediğini geri almak, beyan etmek, sonra inkar etmektir. Romanlarda tekrar tekrar inanılır gerçekçilikte bir sahne kurar, sonra hızla geri çekilir. Malone, kahramanı Saposcat'ın etkileyici bir tasvirini sunduktan sonra, "İmge bolluğumu istersiniz!" der. Murphy'nin kız arkadaşı, Murphy'nin konuşmasından, "telaffuz edildikleri anda ölen sözler" diye bahseder. Beckett Duthuis'e ise yazdığı tuhaf biçimde çarpık mektuplarında, dünyayla her türlü ilişkiden arınmış bir ifade biçiminin doruğuna ulaştıktan sonra bir uyarıda bulunur: "Şunu unutmayın ki ben kendimden neredeyse hiç söz etmediğim halde kendimden başka şeyden nadiren söz ederim."
Edebiyat
Baksanıza, oturmuş bir şeyler hakkında yazan insanlar hakkında yazıyorum, şansım yaver giderse başka bir yerde bir başkası beni alaycı ve sorumsuz olmakla suçlayacak, çünkü hepimiz biliyoruz ki edebiyat, tıpkı demokrasi (billhassa bize Boş Laf Bürosu'nu bahşetmiş olan İngiliz demokrasi) gibi daima göklere çıkarılmalıdır.
Sayfa 107·Kitabı okudu
Edebiyat

derikob

, bir kitap okudu
9/10
·224 syf.·
Beğendi
·
2023 83. kitabı
Tim Parks
7.8/10 · 279 okunma
...yirminci yüzyıl edebiyatının tartışmasız en önemli kahramanı, olsa olsa geveze zihin olabilir;bu da genellikle karar veremeyen zihin, kararsızlık içinde eylemi erteleyen zihin ve şansımız varsa şiir anlamına geliyor.
Edebiyat