Beckett'a gelince, onun eserlerinde siyasi bir güdü görmek gerçekten zordur. Kişisel hayatında da yazdıklarında da başkaları ile ilişki kurma biçimi bir şeyi söylemek, hemen ardından söylediğini geri almak, beyan etmek, sonra inkar etmektir. Romanlarda tekrar tekrar inanılır gerçekçilikte bir sahne kurar, sonra hızla geri çekilir. Malone, kahramanı Saposcat'ın etkileyici bir tasvirini sunduktan sonra, "İmge bolluğumu istersiniz!" der. Murphy'nin kız arkadaşı, Murphy'nin konuşmasından, "telaffuz edildikleri anda ölen sözler" diye bahseder. Beckett Duthuis'e ise yazdığı tuhaf biçimde çarpık mektuplarında, dünyayla her türlü ilişkiden arınmış bir ifade biçiminin doruğuna ulaştıktan sonra bir uyarıda bulunur: "Şunu unutmayın ki ben kendimden neredeyse hiç söz etmediğim halde kendimden başka şeyden nadiren söz ederim."