Mutlaka sizin gözünüzün önünde de beliriyordur ansızın, onyıllarca unutmuş olduğunuz bir görüntü...Bir ağaç görüyorsunuzdur, ve bir pencere görüyorsunuzdur ve gerçekte ne bir ağaç, ne bir pencere görüyorsunuzdur, bir şehir ve bir ülke ve bir nehir ve bir insandır gördüğünüz, uyanan, ölen, size elini uzatan, size bir tokat aşk eden...
Kar yağışının sesi olabilir ya da bir kuşun kaldırım taşının üzerine düşüşü, bunun ne olduğunu keşfetmenin sonsuz olanağı var...ve çoğu zaman yalnızca binyılların kokusudur bu,ansızın solunan...
Annenin, çocuğun gelişimi ile paralel bir şekilde onun ihtiyaçlarına dereceli bir şekilde duyarsızlaşması çocuğun yanılsamasını, tümgüçlülük yanılsamasını yıkar ve gerçeklik duygusunu geliştirir. Bu aynı zamanda anneden ayrılma, ayrımlaşma, dolayısıyla bireyleşme anlamına da gelmektedir.