Derya

Derya
Türkçe Öğretmeni
Yüksek Lisans
İstanbul
Nusaybin, 6 Ağustos 1991
712 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Okur okur, kitaplarda yazılan şeyleri hakikat zannederek kafasına yerleştirirdi.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Düşün, dünyada birbirini sevmek, birbirine yakın olmak hisleri de olmasa yaşamanın manası kalır mı?
Sayfa 62·Kitabı okudu
Alıntı
Mektep kitaplarındaki haritalarda bir insan eli kadar küçük görünen Anadolu, çeşit çeşit birbirine benzemez insanlarla doludur. Öbek öbek kasabacıklar, kendi içlerine kapanmış birer küçük dünyadır.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Alıntı

Derya

, 2025 okuma hedefini güncelledi.
2025 OKUMA HEDEFİ
15/34 kitap - %44 tamamlandı
15 kitap okudu
34 kitap
3.225 sayfa
5 inceleme
114 alıntı
Tutunamayanlar/Oğuz ATAY
10/10
·724 syf.··
2025 9. kitabı
·
170 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2025 11:10
“…bu kitap ne ciddi kavgaların, ne büyük ve yaygın sıkıntıların, ne de ezilen insanların romanıdır; bu kitap, mustarip bir ruhun iç çekişlerinin romanıdır.”Tutunamayanlar, kitaplığımda en az 10 yıldır duruyordu. Kitabın sayfaları arasında yıllardır bekleyen bir yalnızlık, bir iç hesaplaşma vardı sanki. Biraz da korkuyordum. Üniversiteden yakın bir arkadaşım vardı beni çok iyi tanıyan; ne zaman elimi kitaba atsam “Hayır Derya, şu an zamanı değil. Daha iyi zamanlarda okumayı dene.” derdi. Sanırım bunalıma girerim diye, kitaptaki o karakter gibi karanlık düşüncelere kapılırım diye endişeleniyordu. Kış mevsimiydi bu kitabı elime aldığımda. Zaten benim için kitap okumanın bir mevsimi olsa, kesinlikle bu kış olurdu. Ya da tamamen kışçı olduğum için öyle düşünüyorum. Kışın sinemaya gidilir, kışın kestane yenilir, kışın yağmurda yürünür, kışın antik kentler gezilir, kışın renkli patikler giyilir, kışın en güzel pastalar yapılır, kışın uyumak tatlı gelir, kışın sokaklar daha sakin olur… Belki de bu yüzden, içsel yalnızlıkları ve sorgulamaları anlatan bu kitabı okumak için en doğru zamandı. Kitabın ilk sayfalarından itibaren anladım ki Tutunamayanlar, aslında bizim içimizdeki o en kırılgan ve yalnız tarafımıza dokunan bir aynaydı. Oğuz Atay, Selim Işık karakterinde bir “tutunamayan” yaratırken, onunla birlikte hepimizin içindeki o yarım kalmış, başkalarının dünyasına tutunamayan parçaları da gün yüzüne çıkarıyor. Kitabın dili yer yer ironik, yer yer hüzünlü; bazen de o kadar gerçek ki insanın ruhuna işliyor. Yazar bölük pörçük anlatımı, ansiklopedi gibi kesitleri ve kahramanının hayatını inceleme biçimiyle alışıldık roman yapısını kırıyor. Bu kırılgan yapı, belki de hepimizin hayatta hissettiği dağınıklığın bir yansıması gibi. Selim’in ölümünden sonra, Turgut’un onun izini
1000Kitap
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Reklam