Düşüncelerini kıskanıyorum bu gece. Her zamankinden daha candan kılıyorlar seni, fakat nedense başka yerlerde gezindiklerini, burada, benimle olmadıklarını hissediyorum.
Sanki gecenin bütün gizi, bütün sihri oraya, çiçeklerle çalıların kokuları, karanlık dolambaçları arasına toplanmıştı. Kendini arıyor ve tam da böyle, ruh haline denk düşen, hoş yarı karanlıklarda buluyordu. Fakat huzur veren sesler gelmiyordu karanlıktan, başının üstündeki gökten, yıldızlardan. Onunla alay ediyor, hiçbir şey vaat etmeyen, umuttan bile yoksun, hüzünlü sesler çıkarıyorlardı.
Bense birlikte olacağımızı sanıyor, önümüzdeki kış şehirde sizi görmenin ne hoş olacağını düşünüyordum.
"Ben de öyle," deyiverdi Robert. "Belki de zaten bu..." Birdenbire ayağa kalkıp elini uzattı. "Hoşça kalın sevgili Mrs. Pontellier, hoşça kalın. Beni, beni tamamen unutmayacağınızı umuyorum"