“Her öğrenci kendi sazını çalar. Buna karşı çıkmanın bir anlamı yok. En zoru müzisyenleri çok iyi tanımak ve uyum ahenk yakalayabilmektir.İyi bir sınıftan anladığımız, uygun adım yürüyen bir alay değil, aynı senfoni üzerinde çalışan bir orkestra olmalıdır. Ve sizin elinizde sadece ting ting yapan küçük üçgen veya blong bloyng yapabilen ağız arpı varsa, önemli olan bunların seslerini aynı anda, en iyi şekilde çıkartabilmelerini, mükemmel bir üçgen, kusursuz bir ağız arpına dönüşebilmelerini sağlamaktır. Katkılarının bütüne yansımasındaki kaliteyle gurur duymalıdır. Ahenkli oldukları sürece gelişim gösterdiklerinden, en sonunda küçük üçgen de müziği anlamış, belki baş keman kadar olmasa bile aynı müziği tanımış olacaktır.
Suçlu kendini ele verinceye kadar bütün öğrencilerin cezalandırılması, şundan bundan yoksul bırakılmaları onu etkilemez.Tam tersine, bu yolla ona kendini nihayet topluluğun bir parçası gibi hissedilme fırsatı sunulmuş olur!