Yalnızlığını geçici bir süreliğine de olsa unutmuştur fakat bunun bedeli başlı başına bir benlik olarak varligindan vazgeçmektir. Onu uzun vadede yalnızlıktan yapıcı bir şekilde kurtarabilecek tek şeyi, yani kendi içsel kaynaklarını, gücünü ve yönelim duygusunu geliştirerek başkalarıyla ilişkilerini bu temel üzerine oturtmayı reddeder.Ne kadar “birbirlerine yaslansalar” da bu “doldurulmuş insanlar” eninde sonunda daha da yalnızlaşmaya mahkumlardır, ne de olsa içi boş insanlar sevmeyi öğrenmelerini sağlayacak bir temelden mahrumlardır.
Asık bilgelik, gerçekliği ne zaman kendi isteklerimize göre şekillendirebileceğimizi, değiştirilemeyecek olanı ise ne zaman sükunetle kabulleneceğimizi bilmektir. / Seneca
Öfke, (sonuçları ne kadar trajik olursa olsun) içinde barındırdığı iyimserlik açısından neredeyse komik bir inançtan doğar: Yaşamla yaptığımız anlaşmada bu türden bir düşkırıklığı yaşayacağımızın yazılmadığına, böyle bir maddenin yer almadığını inanırız.