Olgunluk kendi deliliğimizi sezme kapasitesiyle; zamanı gelince, hemen gardımızı almak yerine, bunu kabul etmekle başlar.Bazı zamanlar kim olduğumuzdan müthiş bir utanç duymuyorsak, kendimizi bilme yolculuğu başlamamış demektir.
Ebeveynlerimiz de değişken, kırılgan varlıklardır. Tanrısal bir irfan ve son derece net bir ahlaki duruş tarafından değil, kaygı, korku, beceriksizce bir sevgi ve bilinçdışı zorlantılar tarafından güdülenmektedirler. Dolayısıyla kendi yetersizlikleri veya bizim onca hayal kırıklığımız yüzünden sonsuza dek suçlanamazlar.
Aldatma imkanlarının reddi, bizzat hayatın zenginliğine sadakatsizlik etmekle aynı kapıya çıkmaz mı peki? Denklemi tersine çevirirsek: Bazı koşullarda partnerine sadakatsizlik etmeye ilgi duymayan birine güvenmek akılcı mıdır?
Vaktiyle bir veya iki yetişkin tarafından aşırı önemsendiğini bir biçimde hissetmemiş biri, arapsaçına dönmüş bir varoluşla cebelleşecek kadar güçlü olmayı ümit edemez.