Bir karış toprağa herkesin gönlü düşer. Fazla değil. Kendisine ait bir karış toprak... Kimsenin kendisini kovamayacağı, geçinip gideceği bir yer. Benim hiç olmadı.
Ben, aslında kendimden söz ediyordum. İnsan geceleri burada böyle yalnız kaldı mı, kitap okur ya da böyle şeyler düşünür. Düşünür ama yanında ona şu şöyledir, bu böyledir diyecek biri olmaz. Belki bir şey görür, ama gerçekten gördü mü, doğru mu, yanlış mı, bilemez. Birine dönüp, sende görüyor musun ahbap, diye soramaz. Anlayamaz. Elinde ölçecek bir şeyi yoktur.