Gün bitimine...
💫 O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı? Sahile vurdu kalbim,su yandı,kum da yandı. Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum, Ölüme başkaldıran dertli uykum da yandı. Yurdundan mahrum edip dolaştırdın Cem gibi. Ruhumla söndü alev,sonra ruhum da yandı. Nurullah Genç
​"O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı? Sahile vurdu kalbim; su yandı, kum da yandı. Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum, Ölüme başkaldıran dertli uykum da yandı." Nurullah Genç
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sakince
Sorma bu garim halimi dertli den dert sorulurmu...
Müzik
Dertlerimi yaza yaza El tükendi ben tükendim Yıllar yılı vurdum saza Tel tükendi ben tükendim Oyy oyy oyy oyyy Tel tükendi ben tükendim oyy Dertli dertli vurdum saza kıvırcık Ali
Alıntı
Bir şiir ve bestesi:"Kutsal bir dilek olsan"
Akıversen kalbime coşkun bir nehir olsan Dokunsan şu ruhuma tılsımlı sihir olsan Dökülsen hece hece en güzel şiir olsan Saklarım ömür boyu, kutsal bir dilek olsan Kıskanır her adımda seni sevda yolları Taşımaya kıyamaz sarsa aşkın kolları Uzanır göğe doğru sevginin tüm dalları Saklarım ömür boyu, kutsal bir dilek olsan Hüzün giyer kirpiğin dertli bir âşık olsan Nur dökülür yüzüne parlayan ışık olsan Gönül tahtıma sultan başıma bir taç olsan Saklarım ömür boyu, kutsal bir dilek olsan nefes-kelam.blogspot.com/2026/06/bir-sii...
"Sükutun Sesi" ve cehaletin küstahlığı...
Argoda kullanılan "ağzı olan konuşuyor" tabirinden pek hoşlanmam, amma öyle bir çağı idrak ediyoruz ki, kitabının kapağını bir ömür açmamış, mürekkep okkasını dahi eline almamış, bakkaldan satın aldığı icazet ile makam-mevki işgal etmiş, isminin sol tarafında yer alan kısaltılmış harflerden ibaret ünvan ve rütbelerle şahsiyet bulduğunu zanneden güruh amip gibi çoğalıp duruyor her mahfilde her mecrada...üstüne üstlük bir de, ömrünü ilim tahsiline hasretmiş, talebeliğini bir ömür sürdüren ilim, hikmet ve irfan ehline akıl vermeye, yol yordam göstermeye, nerden (ç)aldığı belli aforizmalarla felsefe öğretmeye kalkmazlar mı ? Hasbünallahü velnimel vekil... Bahse konu bu güruh, cehaletin en tehlikeli türevi olan "cehl-i mürekkep" (bilmediğini bilmeyen ve bilmediğini de din gibi savunan) hastalığının günümüzdeki canlı örneğidir, şimdi mevzubahis kelâmın arkasını getirmeye çalışalım: Cehaletin küstahlığı var ki....İsminin önüne dizdiği iki üç harflik ünvanı, ruhunun cüceliğini gizleyen bir zırh zannedenlerin en büyük trajedisi, "derinliği olmayan sığ sularda devasa gemiler yüzdürmeye çalışmalarıdır". Geçmişte ilim bir "haysiyet" ve "çile" işiyken, şimdilerde ne yazık ki bir "kartvizit" fetişizmine dönüştü. Ömrünü kütüphanelerin tozlu raflarında dirsek çürüterek geçirmiş, bir kelimenin iştikakı (kökeni) için uykusunu feda etmiş gerçek irfan ehli, edep ve mahviyetinden ötürü sesini yükseltmeye hicap ederken; bu "diplomalı amipler" meydanı boş bulmanın pervasızlığıyla en gür sesle bağırıyorlar. "Yarım Tabip Candan, Yarım Hoca Dinden Eder" Eskiler bu sözü boşa söylememiştir. Bugün karşı karşıya olduğumuz tehlike tam olarak budur: "(Ç)alıntı aforizmalarla" felsefe kurduğunu sananlar, Sosyal medya mecralarında üç beş beğeni uğruna 'kadim hakikatleri meze edenler", İki kitap