Puan vermedi·168 syf.··
2026 8. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 11:18
Daha çok ekranlarda ikonik sesi ile tanıdığımız Yekta Kopan’ın Toplamda 6 farklı öyküden oluşan "Bir De Baktım Yoksun", kitabı banliyölerin dertli yalnızlığından Londra sokaklarına, Hopper tablolarından edebiyat dünyasının devlerine (Oğuz Atay, Tanpınar, George Orwell) uzanan çok katmanlı bir yolculuğa çıkarıyor okuyanı. Kitap, temelde bir "karşılaşmalar ve kayıplar" anlatısıdır ve hiç fenada sayılmaz. Totalinde "Bir De Baktım Yoksun", hayatın koşturmacası içinde yanından geçip gittiğimiz ama aslında içimizde büyük etkiler bırakan o "eksiklik" duygusunu bize şiddetle hatırlatıyor. Yoğun hacimli romanların bazen o boğucu atmosferinden sıyrılıp, insan ruhunun derinliklerinde edebi bir soluk almak isteyen herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir modern dönem eseri.
1000Kitap
Bir de Baktım YoksunYekta Kopan · Can Yayınları · 20141,255 okunma
Yarım kalan bir başyapıtın tamamlanışı
Puan vermedi·416 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:32
Yoğun , dertli, zamansız ve bir o kadar da şaşırtıcı bir kitap. Bir tarafta bozkırda yaşam mücadelesi veren köylüler, diğer tarafta Sovyetler Birliği ve Amerika nın birleşip kurduğu bir uzay programı, uzaylılarla yapılması planlanan diplomatik temaslar. Ana kahramanın insancıl dertleri o kadar iyi verilmiş ki hepsini okurken hissetmek mümkün. Hayırsız evlat, rejim baskısı , karşılıksız aşk, çaresizlik , yok edilmeye çalışılan kimlikler, başına deve derisi sarılıp güneşte bırakılan ve hafızası kaybettirilerek köleleştirilen mankurtlar .... Romanın en ilginç bölümü kitaptan çıkarılmış. Sovyetler Birliğinde o bölümün yayınlanmasına izin verilmemiş ve daha sonra ayrı bir roman olarak yayınlanmış. (Cengizhan a Küsen Bulut) Bu iki kitap birlikte okunduğunda anlamlı oluyor. Gün Olur Asra Bedel kitabını okumuş olmak için ikisini birlikte okumak gerekli diyor kitabın çevirmeni. Cengizhan a Küsen Bulut kitabını tek okuyan kişi için havada kalan bir metin olabilir. Birlikte okunduğunda insan dehsete düşüyor. Yeni doğmuş bir kadının bebeğinden ayrılıp sırf koyulan kurala uymadı diye öldürülmesi, tutuklu bir öğretmenin çaresizliği, hükümdar olmak için aslında yeri geldiğinde merhametsiz olmak gerektiği ama günün sonunda adaletsizliğin karşısında doğanın bile yanınızda olmadığı gerçeği ... İnanılmaz etkileyici bir roman daha... Okumayı düşünen herkese keyifli okumalar...
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:51
Yazarın 'Soyleme Bilmesinler'den sonra okuduğum ikinci kitabı. Bu kitabi da baya başarılı buldum. Yazarın sıcacık bir üslubu var. Sıkmıyor sıkılmıyorsunuz. Çocuklardan yana dertli olan kendini yabancı bir köye atan ve sıkıntısına böyle bir çözüm arayan yalnız Selime teyze ile anne ve babalığı tatmamış kimsesiz Meltem'in yürekleri burkan hikayesi. Sayfaları çevirdikçe sanki Meltem'in yerinde ben vardım. Yeri geldi okudum yeri geldi sanki dinledim. Çok üzdün bizi Selime teyze çok. Meltem , Selime teyzeyi dinledikçe kendi hayatına daldı. Biz okur olarak okudukça kendi hayatımızı sorguladık. Hala kitabın arka kapağına bakıp bakıp düşünüyorum. ')
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
Tahlil
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 197. kitabı
·
140 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 13:31
Zeytindağı, ulu bir çınarın andelîb-i hüzünle terennüm edilen o en dertli, o en muhteşem inkıraz faslıdır. Müellif Falih Rıfkı Atay, bu asar-ı nadirede Osmanlı İmparatorluğu’nun Suriye ve Filistin çöllerindeki son azametini ve ardından gelen o feryat dolu gurubunu, kalbi bir sızı ve şairane bir eda ile kağıda dökmüştür. Koca bir devletin Medine’den, Şam’dan ve mukaddes Kudüs-i Şerif’ten çekilirken geride bıraktığı yetim hatıralar, adeta tarihin sinesine kazınmış birer abide-i hüsrandır. Dördüncü Ordu Kumandanı Cemal Paşa’nın Zeytindağı’ndaki karargâhı, ne kadar ihtişamlı ve heybetli ise, sükût eden o koca hayal de bir o kadar hazin ve ibretamizdir. İstanbul’un nazlı çocukları ile Anadolu’nun kavruk sîmâlı neferleri, kendilerine yabancılaşmış bu üvey topraklarda, ulu bir davanın ve sarsılmaz bir sadakatin bedelini canlarıyla ödemişlerdir. Falih Rıfkı, bir yaverin sadık şahitliği ve bir Türk milliyetçisinin yüksek şuuruyla, hem ordunun çaresizliğini hem de Mehmetçiğin çöl kumlarında devleşen o sessiz fedakârlığını şairane bir üslupla abideleştirir. Neticede bu eser; vatanperver bir sine için sadece bir mazi kıssası değil, imparatorluğun ufkunda batan son güneşin ardından tutulan asil bir yas ve ebedi bir ibret vesikasıdır.
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
Saç Örgüsü
6/10
·188 syf.··
2026 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
𝖲𝖺ç Ö𝗋𝗀ü𝗌ü. Üç 𝖿𝖺𝗋𝗄𝗅ı ü𝗅𝗄𝖾𝖽𝖾𝗇 üç 𝗄𝖺𝖽ı𝗇ı𝗇 (𝖧𝗂𝗇𝖽𝗂𝗌𝗍𝖺𝗇’𝖽𝖺𝗇 𝖲𝗆𝗂𝗍𝖺, İ𝗍𝖺𝗅𝗒𝖺/𝖲𝗂𝗌𝗂𝗅𝗒𝖺’𝖽𝖺𝗇 𝖦𝗂𝗎𝗅𝗂𝖺, 𝖪𝖺𝗇𝖺𝖽𝖺’𝖽𝖺𝗇 𝖲𝖺𝗋𝖺𝗁) 𝗁𝖺𝗒𝖺𝗍𝗅𝖺𝗋ı𝗇ı𝗇 𝗄𝖾𝗌𝗂ş𝖾𝗇 𝗍𝖾𝗆𝖺𝗅𝖺𝗋ı𝗇ı 𝖺𝗇𝗅𝖺𝗍𝖺𝗇 𝖻𝗂𝗋 𝗋𝗈𝗆𝖺𝗇. Üç 𝗄𝖺𝖽ı𝗇ı𝗇 𝖽𝖺 𝗄𝖾𝗇𝖽𝗂 𝗁𝖺𝗒𝖺𝗍𝗅𝖺𝗋ı 𝗂ç𝖾𝗋𝗂𝗌𝗂𝗇𝖽𝖾 𝗒𝖺ş𝖺𝖽ığı ç𝖾ş𝗂𝗍𝗅𝗂 𝗌𝗈𝗋𝗎𝗇𝗅𝖺𝗋 𝗏𝖺𝗋 𝗏𝖾 𝖻𝗎 𝗌𝗈𝗋𝗎𝗇𝗅𝖺𝗋ı çöz𝗆𝖾𝗒𝖾 ç𝖺𝗅ışı𝗒𝗈𝗋𝗅𝖺𝗋. 𝖪𝗂𝗍𝖺𝖻ı𝗇 𝖽𝗂𝗅𝗂 𝖺𝗄ıcı𝗒𝖽ı, 𝗈𝗄𝗎𝗆𝖺𝗌ı 𝗄𝖾𝗒𝗂𝖿𝗅𝗂𝗒𝖽𝗂. 𝖠𝗇𝖼𝖺𝗄 “𝖮𝗄𝗎𝗆𝖺𝗌𝖺𝗒𝖽ı𝗆 ç𝗈𝗄 ş𝖾𝗒 𝗄𝖺𝗒𝖻𝖾𝖽𝖾𝗋 𝗆𝗂𝗒𝖽𝗂𝗆?” 𝖽𝗂𝗒𝖾 𝗌𝗈𝗋𝖺𝗋𝗌𝖺𝗆 𝖼𝖾𝗏𝖺𝖻ı𝗆 𝗁𝖺𝗒ı𝗋 𝗈𝗅𝗎𝗋𝖽𝗎. İ𝗇𝗌𝖺𝗇 𝗄𝗂𝗍𝖺𝖻ı 𝖾𝗅𝗂𝗇𝖾 𝖺𝗅𝖽ığı𝗇𝖽𝖺 𝖻𝗂𝗋𝗄𝖺ç 𝗌𝖺𝖺𝗍 𝗂ç𝗂𝗇𝖽𝖾 𝗈𝗄𝗎𝗒𝗎𝗉 𝖻𝗂𝗍𝗂𝗋𝖾𝖻𝗂𝗅𝗂𝗋. “𝖪𝖾ş𝗄𝖾 𝗈𝗄𝗎𝗆𝖺𝗌𝖺𝗒𝖽ı𝗆.” 𝖽𝖾𝖽𝗂ğ𝗂𝗆 𝖻𝗂𝗋 𝖾𝗌𝖾𝗋 𝖽𝖾ğ𝗂𝗅𝖽𝗂 𝖺𝗆𝖺 𝗈𝗄𝗎𝗆𝖺𝗆ış 𝗈𝗅𝗌𝖺𝗆 𝖽𝖺 𝖻ü𝗒ü𝗄 𝖻𝗂𝗋 𝖾𝗄𝗌𝗂𝗄𝗅𝗂𝗄 𝗁𝗂𝗌𝗌𝖾𝖽𝖾𝖼𝖾ğ𝗂𝗆𝗂 𝖽üşü𝗇𝗆ü𝗒𝗈𝗋𝗎𝗆. 𝖸𝗂𝗇𝖾 𝖽𝖾 𝗄𝗂𝗍𝖺𝖻ı 𝗍𝖺𝗏𝗌𝗂𝗒𝖾 𝖾𝖽𝖾𝗋𝗂𝗆. Çü𝗇𝗄ü 𝗌𝖺𝖽𝖾𝖼𝖾 𝗉𝗈𝗉ü𝗅𝖾𝗋 𝗋𝗈𝗆𝖺𝗇𝗅𝖺𝗋 𝗀𝗂𝖻𝗂 “𝗈𝗄𝗎𝖽𝗎𝗆, 𝖻𝗂𝗍𝗍𝗂” 𝗁𝗂𝗌𝗌𝗂 𝗏𝖾𝗋𝖾𝗇 𝖻𝗂𝗋 𝖾𝗌𝖾𝗋 𝖽𝖾ğ𝗂𝗅𝖽𝗂. 𝖡𝖺𝗇𝖺 𝖻𝖺𝗓ı ş𝖾𝗒𝗅𝖾𝗋 𝗄𝖺𝗍𝗍ı, 𝖿𝖺𝗋𝗄𝗅ı 𝗁𝖺𝗒𝖺𝗍𝗅𝖺𝗋𝖺 𝗏𝖾 𝖿𝖺𝗋𝗄𝗅ı 𝗄𝖺𝖽ı𝗇𝗅𝖺𝗋ı𝗇 𝗆ü𝖼𝖺𝖽𝖾𝗅𝖾𝗅𝖾𝗋𝗂𝗇𝖾 𝖻𝖺𝗄𝗆𝖺𝗆ı 𝗌𝖺ğ𝗅𝖺𝖽ı. Ö𝗓𝖾𝗅𝗅𝗂𝗄𝗅𝖾 𝗄𝖺𝗋𝖺𝗄𝗍𝖾𝗋𝗅𝖾𝗋𝖽𝖾𝗇 𝖲𝖺𝗋𝖺𝗁’ı𝗇 𝖻ö𝗅ü𝗆ü𝗇ü ç𝗈𝗄 𝗌𝖾𝗏𝖽𝗂𝗆. 𝖡𝗎 𝖻ö𝗅ü𝗆𝖽𝖾 𝖲𝖺𝗋𝖺𝗁 𝗂𝗌𝗂𝗆𝗅𝗂 𝗄𝖺𝖽ı𝗇 ü𝗓𝖾𝗋𝗂𝗇𝖽𝖾𝗇 𝗒𝖺𝗓𝖺𝗋 𝗀ü𝗇ü𝗆ü𝗓𝖽𝖾 𝖻𝗂𝗋ç𝗈𝗄 𝗄𝖺𝖽ı𝗇ı𝗇 𝗒𝖺ş𝖺𝖽ığı 𝗍ü𝗄𝖾𝗇𝗆𝗂ş𝗅𝗂ğ𝗂; 𝗁𝖾𝗆 𝗂ş 𝗁𝖺𝗒𝖺𝗍ı𝗇ı 𝗁𝖾𝗆 𝖽𝖾 𝖾𝗏 𝗒𝖺ş𝖺𝗆ı𝗇ı 𝖺𝗒𝗇ı 𝖺𝗇𝖽𝖺 𝗌ü𝗋𝖽ü𝗋𝗆𝖾𝗇𝗂𝗇 𝗓𝗈𝗋𝗅𝗎𝗄𝗅𝖺𝗋ı𝗇ı 𝖾𝗍𝗄𝗂𝗅𝖾𝗒𝗂𝖼𝗂 𝖻𝗂𝗋 ş𝖾𝗄𝗂𝗅𝖽𝖾 𝖺𝗇𝗅𝖺𝗍ı𝗒𝗈𝗋𝖽𝗎. 𝖲𝖺𝗋𝖺𝗁 𝗄𝖺𝗇𝗌𝖾𝗋 𝗁𝖺𝗌𝗍𝖺𝗌ı 𝗈𝗅𝗆𝖺𝗌ı𝗇𝖺 𝗋𝖺ğ𝗆𝖾𝗇 𝗒ü𝗓ü𝗇𝖽𝖾 𝗌ü𝗋𝖾𝗄𝗅𝗂 𝗀ü𝗅üm𝗌𝖾𝗆𝖾𝗒𝗅𝖾 𝖽𝗈𝗅𝖺şı𝗒𝗈𝗋𝖽𝗎. 𝖠𝗌𝗅ı𝗇𝖽𝖺 𝗂ç 𝖽ü𝗇𝗒𝖺𝗌ı𝗇𝖽𝖺 𝖻ü𝗒ü𝗄 𝖻𝗂𝗋 𝗄𝗂𝗋ı𝗅𝗆𝖺 𝗏𝖾 𝖺𝖼ı 𝗒𝖺ş𝖺𝗋𝗄𝖾𝗇, 𝖽ış𝖺𝗋ı𝖽𝖺𝗇 𝖻𝖺𝗄ı𝗅𝖽ığı𝗇𝖽𝖺 𝗄𝗂𝗆𝗌𝖾 𝗈𝗇𝗎𝗇 𝗒𝖺ş𝖺𝖽ığı 𝗆ü𝖼𝖺𝖽𝖾𝗅𝖾𝗒𝗂 𝖿𝖺𝗋𝗄 𝖾𝗍𝗆𝗂𝗒𝗈𝗋𝖽𝗎. 𝖵ü𝖼𝗎𝖽𝗎 𝗂ç𝗍𝖾𝗇 𝗂ç𝖾 𝖽𝖺ğı𝗅𝖺𝗇 𝖻𝗂𝗋 𝗒𝖺𝗉𝖻𝗈𝗓 𝗀𝗂𝖻𝗂 𝗈𝗅𝗌𝖺 𝖽𝖺 𝖻𝗎 𝗀ö𝗋ü𝗇𝗆𝖾𝖽𝗂ğ𝗂 𝗂ç𝗂𝗇 ç𝖾𝗏𝗋𝖾𝗌𝗂𝗇𝖽𝖾𝗄𝗂 𝗂𝗇𝗌𝖺𝗇𝗅𝖺𝗋 𝗈𝗇𝗎 𝗌𝖺ğ𝗅ı𝗄𝗅ı 𝗏𝖾 𝗆𝗎𝗍𝗅𝗎 𝗌𝖺𝗇ı𝗒𝗈𝗋𝖽𝗎. 𝖡𝗎 𝖻ö𝗅ü𝗆, 𝗂𝗇𝗌𝖺𝗇𝗅𝖺𝗋ı𝗇 𝗀ö𝗋ü𝗇𝗆𝖾𝗒𝖾𝗇 𝗒ü𝗄𝗅𝖾𝗋𝗂𝗇𝗂 𝗏𝖾 𝖽ış𝖺𝗋ı𝖽𝖺𝗇 𝗒𝖺𝗉ı𝗅𝖺𝗇 𝖽𝖾ğ𝖾𝗋𝗅𝖾𝗇𝖽𝗂𝗋𝗆𝖾𝗅𝖾𝗋𝗂𝗇 𝗁𝖾𝗋 𝗓𝖺𝗆𝖺𝗇 𝗀𝖾𝗋ç𝖾ğ𝗂 𝗒𝖺𝗇𝗌ı𝗍𝗆𝖺𝖽ığı𝗇ı 𝗀üç𝗅ü 𝖻𝗂𝗋 ş𝖾𝗄𝗂𝗅𝖽𝖾 𝗁𝗂𝗌𝗌𝖾𝗍𝗍𝗂𝗋𝖽𝗂. 𝘝ü𝘤𝘶𝘥𝘶 𝘪ç𝘵𝘦𝘯 𝘪ç𝘦 𝘥𝘢ğı𝘭𝘢𝘯 𝘣𝘪𝘳 𝘺𝘢𝘱𝘣𝘰𝘻 𝘨𝘪𝘣𝘪 𝘰𝘭𝘴𝘢 𝘥𝘢 𝘣𝘶 𝘨ö𝘳ü𝘯𝘮𝘦𝘥𝘪ği 𝘪ç𝘪𝘯 ç𝘦𝘷𝘳𝘦𝘴𝘪𝘯𝘥𝘦𝘬𝘪 𝘪𝘯𝘴𝘢𝘯𝘭𝘢𝘳 𝘰𝘯𝘶 𝘴𝘢ğ𝘭ı𝘬𝘭ı 𝘷𝘦 𝘮𝘶𝘵𝘭𝘶 𝘴𝘢𝘯ı𝘺𝘰𝘳𝘥𝘶. Ah Sarah, dertli Sarah! Kendine bir bak aynada ve ne kadar yorgun olduğunu gör Sarah,demek istedim ona.
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma
8/10
·232 syf.·
2026 70. kitabı
‎Sabreden Derviş, muradına ermiş... ‎ ‎"Bu gece ne olmadık, ne inanılmaz bir geceydi. Ankara'dan istanbul hapishanesine nakledildiği gece, jandarmanın bileklerinden kelepçeleri çıkardığı dakikada, içinde bulunduğu katar bir başka katarla çarpışıyor, kendisi bu kazadan canlı kurtuluyor. Aldığı yara berelere rağmen canlı... O kadar canlı ki, yerinden kalkar kalkmaz başka kazazedelerin imdadına koşuyor, yanında yaralı olduğu hâlde, yine de diğerlerinin imdadına koşan, bir başka insan, bir kadın var. Ve bu kadın kendisini tanıyor. Evet, biraz evvel elleri kelepçeli bir mahkûm olduğunu tanıyor! Tam imdat ekipleri geleceği sırada ona kaçmasını öğüt veriyor... Zaten kendisi kaçmak, hapisten, merhametsiz duvarlar arasından kurtulmak istemiyor mu? Elbette istiyor. Ona bu nasihati verenkadın esasen eski bir mahkûm, yeni tahliye olmuş, on beş sene hapiste kalmış bir sabıkalı. Kaçmasını kolaylaştırmak için para, barınabilmek için de evinin adresini veriyor. İnanılmaz bir şans bu. Sonra tesadüf, yolda bir de Şoför Ramazan'ı karşısına çıkarıyor. Dertli adam! Çok sevdiği, lüzumsuz yere kıskandığı karısından tam da o gün boşanmış olan bir adam! Ne yaptığını, hırsını nerede boşaltacağını bilemeyen, iyilikle kötülük arasında zikzaklar çizen bir kimse! Ve sonunda o da iyi hislerine mağlup oluyor. Bir saat evvel kendisini polise vermekle tehdit eden, İstanbul'a götürdüğü takdirde şantajla yol parasının çok üstünde bir para isteyen adam, onu Tuzla ile Pendik arasında kamyonundan indirmeden evvel, eğer iş arıyorsa gelip kendisini bulması için bir adres veriyor. Ve ondan istediği çok fazla parayı almak şöyle dursun, hiç almıyor. Sonra geceyi, belki birkaç gününü geçirmek ümidiyle boş zannederek girdiği bu yazlık evde karşısına peri kızları kadar güzel fakat sonsuz kederli bir kadın çıkıyor
Edebiyat
Ayrılmak Yok!Suat Derviş · İthaki Yayınları · 202530 okunma