“Sessizliğin hakim olduğu bir yerde ruhumuzu dinlemek isteriz. Ruhumuzu dinlemenin belki de en doğru yolu dünyanın sesini kısarak içimize kulak vermektir ve bu içe yolculukta sessizliğimizin bize söyleyeceği çok şey vardır yeter ki içimize dönebilelim içimizdeki ben’i dinleyebilelim biraz da...” ‘Sükûnetin Beyanı’ adlı deneme yazısıyla dergimizde yer alan Nur Aydoğan’ın kaleminden;
deruhtedergi.com/589-2
“...
Her canlıya verilmiş bir ömür var, bazen bir an bazen birden çok an ama hep andan ibaret gibi görünüp anların toplamından daha çok görünen ama o kadar da az olduğu bilinen bir ömür...” Veysel Asil’in kaleme aldığı anısı Deruhte Dergi’de;
deruhtedergi.com/dedem-halis
“...
Ölümü düşünüyorum. Sonra genç olduğum geliyor aklıma. Öz çocuğum gibiyken üvey evlat muamelesi yapıp kendime uzak tutuyorum ölümü. Ölüm o kadar uzak ve uzak olduğu kadar varlığı hep içimde!
Düşünüyorum. Gencim. İnsana biçilen ideal, ortalama yaşam süresinin üçte birini yeni doldurmuş bir fidan! Ben. Ölümün erkenini ve gecini belirlediğimiz dünyanın göbeğinde, erken ölmekte hazırlıksız, fazla yaşamaktan korkar halde. Her ölüm erkendir, diyebilirsin. İtiraz etmem.” Yasin Akteke’nin kaleminden bir öykü;
deruhtedergi.com/cay-sekeri
“Bilir misiniz bilmem. Sigara sağlığa zararlı diyorlar. Bunca sene içenler hiç farketmediler mi acaba dumanın grisini, siyahını?
– “Boşveer, boşver” diyordu sanki dedem. Çölün yaşlı aslanıydı. Yılların tecrübesi, sanki harita gibi yüzüne ve ellerine nakış nakış işlenmişti.” Furkan Yılmaz’ın elinden kaleme alınan bir öykü;
deruhtedergi.com/kerkuk-dolaylari
“George Orwell 1984 romanı distopyalar içerisinde en çarpıcı olanlarından. Kahramanımız Winston’un distopik sonu… Aslında bir dünya tasavvurun distopik sonu, insanlığın, toplumların, ...” Yakuphan Güleç, George Orwell’den “1984” adlı kitabını ele alarak “Distopyalardan Bir Dünya Kurulabilir mi?” diyerek yazdı, tamamı Deruhte Dergi’de;
deruhtedergi.com/distopyalardan-...