"Distopya, ütopyaların “yani gerçekleşmesi olanaksız, çarpıcı, ilginç tasarı ya da düşüncelerin” olumsuzlanmasıdır. Distopya bir anlamda dünyanın fiziksel, ruhsal, biyolojik, tarihsel; sosyal, kültürel, bilimsel, yönetimsel anlamda ütopyanın anti-tezidir. Distopik fikirlerin menşeinde baskı ve zorbalık vardır.
Distopyalar kahrolası bir yaşamın izdüşümleridir. Adeta her gün baldıran zehri içsen ölmezsin. Her defasında yeniden güne uyanırsın. Uyanmak mı dedim, kahrolası bir zamanın içerisinde kaybolursun. Onda yaşamayı, nefes almayı, özgürlüğü, sıra dışı olmayı, akıl ile hareket etmeyi unutursun, eğer hatırlamaya çalışırsan telescreen seni bulur ve unutmak zorunda kalırsın. Ne yapalım? Yaşamlar baskı ve zorbalıkların üzerine kurulmuştur. Büyük Birader’i sev diyorlarsa seveceksin."
Yakuphan Güleç
Yakuphan Güleç, George Orwell'in ölümsüz eserini inceledi. İncelemenin tamamına ulaşmak için;
deruhtedergi.com/distopyalardan-...
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,1bin okunma
“Akademisyen Suna ve onun yoldaşı ve sırdaşı Elif’in hayatlarına giren insanların, yaşadıkları duyguların, ayrılıklarının, uğradıkları hayal kırıklarının, hüzünlerinin ifade edilmesi ile kurgu oluşuyor. Kutlu, “sevincini arayan” ve bütün zorlukların üstesinden gelebilen kadınların iç dünyalarını ve mücadelelerini ortaya koyuyor.” Deruhte Dergi’de ayın kitabı; “Sevincini Bulmak”.
deruhtedergi.com/sevincini-bulmak
“Bir pencerede bir şehir, bir şehirde binlerce pencere… Işıklar bir yanıp bir sönüyor. İstiflenmiş binalar.. Sıkıştırılmış insan hayatları... Gökyüzünü bilmeden büyümüş binlerce çocuk... Çocukların bilebildikleri tek gökyüzü birkaç metre yükseklikteki tavanlar... Tavanı seyredip hayal kurarken uyuyakalan her çocuğun penceresinden bir yıldız yükselip ulaşıyor gökyüzüne... Şehrin ışıkları arasında kayboluyor. Yıldızlar kayıp çocuk düşleri…” Sevde Nur Yeşil’in kaleminden “Çocuk ve Şehir”;
deruhtedergi.com/cocuk-ve-sehir
“”Şurama kadar geldi, fakat söylemedim!” Söylenmez elbette. Geldiği son nokta, devreye mantığın, ölçünün girdiği noktadır. Kimisine göre etik, kimine göre yasak olan, ayıp olan, kural, yanlış, vicdani olan ne ise, mantıklı olan ve dizginleyen ölçü de odur. Her şey akla uyar, fakat her şey mantıklı ve makul değildir...” Hüseyin Hakan’ın kaleminden “Demeye Çalıştığımıza Yetmiyor” adlı deneme Deruhte Dergi’de;
deruhtedergi.com/demeye-calistig...
“Küçükken inanırdım ki, büyüdüğümde bir kandil gibi ışıldayacak gözlerim ve karanlığı delecek. İnandığım gibi olmadı, yanı başımdaki günahlarımla kaldıramıyorum gözlerimi yerden. Bilirim, çocukken böyle değildi duygular...” Hayrunnisa Akgün’ün kaleminden “Meryem’e”
deruhtedergi.com/meryeme