Deruhte Dergi

Deruhte Dergi
@deruhte
• Biz işin bir ucundan tutarak vicdanını rahatlatmayı başaramayanlarız!
Ah Mercimeğim
Puan vermedi·107 syf.··
Beğendi
·
2018 8. kitabı
" '…O renk renk yorganlar, padişah yastığı döşek, insanın içinde bir yer varmış öğrendim, hardal renkli pantolon, karanlık yerde babaya sarılmak kolaydı, minderi güzel oğlan, nasırlı ellerin hışırtısı, bozkır ortasında akşam, bir yağmur yağacak ve düzelecek her şey..' Altı farklı kısa hikâyeden oluşan bu kitaba başlığını aldığı hikâyeden başlıyoruz; Ah Mercimeğim. Mustafa Çiftçi’nin hikâyelerinin şiarı olan sevda ve yoksulluk etrafında, zaman zaman kasabaya gelen bir öğretmene ulaşan gönül işi bu defa ablasının arkadaşına tutulan Anadolu çocuğunun tevekkül eden, bekleyen, 'Bilirim ki benim suyuma Aslı diye bir mürekkep damlamıştır.' diyerek halisane niyetle seven bir kalbin hâllerini, mahcubiyetini, bir Anadolu ocağında 'onmaz' denilenin oluşunu, Anadolu’nun getirdiği beklentileri kalbimizi yormadan, kendi ifadesiyle; 'sevdaya tamam, sevda acısına da eyvallah, ama hani neredeyse marazi bir sevda sınırında dolaşmak çok tehlikeli' anlayışıyla hikâyeyi modern dünyanın alengirli 'aşk' hikâyelerinin ikilemlerine, safiyet barındırmamasının getirdiği ruh bunalımlarının çıkmazına sokmadan, bizi bize anlatan, yahu sahiden olur mu böyle bir şey, dedirten tertemiz bir 'sevda' hikâyesi." Şeyda Özdem, Mustafa Çiftçi'nin, Anadolu kokulu "Ah Mercimeğim" adlı öykü kitabını inceledi. Yazının devamı linkte; deruhtedergi.com/ah-mercimegim
Edebiyat
Ah MercimeğimMustafa Çiftci · İletişim Yayıncılık · 20171,604 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
KISA BİR YÜRÜYÜŞ DENEMESİ
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
“ 'Hakiki yaşam büyük bir yolculuktur.' -Henry David Throeau- Sizlere yürüme’yi nefis terbiyesi adına bir yaşam biçimi haline getiren erenlerden, derslerini yürürken anlatmayı adet edinen filozoflardan, eserlerini dayanılmaz baş ağrılarından kurtulmak için çıktığı uzun yürüyüşlerinde yazan Nietzsche’den pek bahsetmeyeceğim. Modern zamanların en iyi yürüyüşçü-şairi olan Rimbaud da geride kalsın. Ona en iyi demem boşuna değil, otuz yedi yaşında bunca yıllık yürüyüşün bıraktığı acı bir hatıra olarak dizini mahveden bir hastalıktan ötürü hayatını kaybetti. Her ne ise; konumuz yürüme eylemini kendine başlı başına bir mesele edinenler üzerinde kısaca durduktan sonra bu eylemin mahiyetini yazı ve düşünceyle ilişkisini göz önüne alarak biraz aydınlatmaya çalışmaktan ibarettir. Belki ilk olarak Throeau’dan bahsetmemiz gerekir. Bunun ilk sebebi, Throeau’nun “yabanda yaşamak” hakkındaki orijinal düşünceleri ve günümüzün kazanma odaklı yaşam tarzına pek aldırış etmemesidir. Kendisi bilindiği üzere “itaatsizliğin” simge isimlerindendir. İkinci sebepleri ise tıpkı diğer yürüme tutkunları gibi yürüyüşe kendine has bir anlam yüklemesidir. Mesela ilkbaharda seher vaktinden yapılan yürüyüşlerin yeri ayrıdır ona göre. Çünkü: 'Bir ilkbahar sabahı affedilir insanlığın günahları.' Yürümeyi bir arınma metodu olarak gördüğü aşikâr, şair-yazar-filozofumuzun. Throeau yürümenin söylemek, yazmak ve düşünmekle ilişkisini anlamak adına çok iyi bir örnektir." Burak Yasin Taş, Frédéric Gros'un "Yürümenin Felsefesi" adlı kitabı için yazdı. İncelemenin tamamı dergimizde mevcuttur. deruhtedergi.com/kisa-bir-yuruyu...
Felsefe
Yürümenin FelsefesiFrédéric Gros · Kolektif Kitap · 20209,1bin okunma
Kağıt Medeniyeti
Puan vermedi·182 syf.··
Beğendi
·
2018 7. kitabı
"Kadim medeniyetimiz, kitaplara emanet edilmiştir. Medeniyetimizi oluşturan ve medeniyetimizin günümüze yansımasını, evvela kağıt kültüründen, yani kitaplardan öğrenegelmişizdir. M. Orhan Okay 'Kâğıt Medeniyeti' deneme kitabında neden ısrarla kâğıt medeniyeti demesinin nedenini şöyle açıklıyor; “Denemeler kitabımın adını 'kâğıt medeniyeti' koyarken belki birçokları için çaqğımızın bilgisayar çağı olduğunu düşünmedim değil. Bilgisayar, 'genel ağ' teriminde kullanıldığı gibi gerçekten bir ağ gibi dünyamızı, belki kainatımızı sarmış. Örümcek ağı gibi dersem ona biraz da olumsuz bakışımı galiba daha iyi ifade etmiş olacağım. Medeniyetimize hâlâ ve ısrarla kâğıt medeniyeti demeye devam etmek istiyorum. İnsanlığın geçmiş bütün  bilgi ve kültür birikimleri bir yandan kağıtlardan ekranlara depo edilip durmasına rağmen gönlüm bu birikimi hala kağıt üzerinde görme arzusunda…”(s.5) Görüldüğü üzere bilgisayarın, toplumu bir -genel ağ- gibi sarması Okay Hoca’yı da derinden etkilemiş ve haklı bir tedirginlik duymasına neden olmuştur. Günümüzde ne yazık ki bilgisayar ile beslenen bir toplum haline döndük. Yaşantımızın neredeyse yarısı bilgisayar ortamlarında, sosyal medya ve bilgisayar oyunları ile harcanmaktadır. Bu durumun gün geçtikçe de artarak devam ediyor oluşu toplumumuza vahim bir netice ile geri döneceği malumunuzdur." Semih Uzun, Orhan Okay hocanın "Kâğıt Medeniyeti" adlı kitabını inceledi. İncelemenin tamamını okumak için linke tıklamanız yeterli olacaktır :) deruhtedergi.com/kagit-medeniyeti
Edebiyat
Kağıt MedeniyetiM. Orhan Okay · Dergah Yayınları · 2014122 okunma
İçimizdeki şeytana dair
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
"Kitapla ilgili değinmek istediğim diğer bir konu ise karakterler. Kişiler zihnimde gayriihtiyari şöyle bir ayrıma maruz kalıyor: 1. İçindeki şeytanın emrinde yaşayanlar, 2. İçindeki şeytanın buyruklarına direnmeye çalışanlar, 3. İçindeki şeytanı muhatap almayanlar.  İlk grubun üyeleri (Nihat vb.) hakkında bir şeyler söylememin gerekli olduğunu sanmıyorum, dünya böyle insanların yükünü geçmişte olduğu gibi bugün de taşıyor. Aslında bugünün insanını en çok içindeki şeytana direnmeye çalışanlar grubuna aitlermiş gibi algılıyorum. Hepimiz Ömer’e bir yönümüzle benziyoruz; zayıflığımızla, tembelliğimizle, güçsüz irademizle hepimiz ondan bir parça taşıyoruz sanki içimizde. Ahmet Murat’ın dizeleri geçiyor zihnimden bunu düşünürken; 'Sesimiz ulaşmaz şükür koca Tanrı’dan gayrıya   Zırnık biziz, halt biziz, biziz hiç.' Zihnimin en çok üzerinde durduğu üçüncü grup oldu. İçindeki şeytanı muhatap almayanlar; Macide ve Bedri." Feyzanur Erdoğmuş, Sabahattin Ali'nin ölümsüz eserini inceledi. Yazının tamamını okumak için; deruhtedergi.com/%ef%bb%bficimiz... linkine tıklamanız yeterli olacaktır :)
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,9bin okunma

Deruhte Dergi

, bir kitap okudu
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Sabahattin Ali
8.2/10 · 208,9bin okunma