derûnden

derûnden
@derundenn
Gelin gülle başlayalım atalara uyarak Baharı koklayarak girelim kelimeler ülkesine...
“Vaktiyle yurdumuzun merkezi Ötüken ormanı iken, bizler Çin ahalisi ile münasebete giriştik. Çinlilerin davetlerini kabul ettik. Bu davetler bize emeksiz birçok altınlar, birçok gümüşler, ipekli kumaşlar kazandırdı. Bu davetler pek tatlı, bu kumaşlar pek yumuşaktı. Bu tatlı davetlere kapılarak, ey Türk kavmi! İçinizden pek çoğu mahvoldu, gitti.”
Sayfa 105·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Onları yaratan Allah, milletin yanı büyüsün diye özümü de kaanlığa yüceltti. Ben de kavmimin aşkıyla dinlenmeden günler, uyumadan geceler geçirdim. Kardeşim Kül Tigin ile beraber ölesiye çalıştım. Milletimin rahatını, güvenliğini düşündüm. Emrim altındaki büyük ordularla yirmi dört savaşa girdim. İkbal her yerde yârim, talih her yanda yaverim oldu. Meramıma erdim. Can çekişen milletleri dirilttim. Çıplakları giydirdim. Yoksulları zengin ettim… Azlık kavimleri çoğalttım. Köleleri köle, cariyeleri cariye sahibi eyledim. Dört yandaki hasımları serdim, ezdim, düşmansız bir kaan oldum. Dineldim…”
Sayfa 104·Kitabı okudu
Atam kağan yiğit, subayları bilgili, erleri doğru sözlü imişler. Çinlileri, Tatablıları, Tibetlileri idareleri altına almışlar.  “Fakat büyük atanın torunları babaları gibi çıkmamışlar. Kaanlar bilgisiz, görgüsüz, olunca subaylar güçsüz, erler yüreksiz ve millet de ahlaksız oluvermiş. Bu acz ile rahatları için Çinlilerden dirlik istemişler, birlik istemişler. Lakin başbuğlar birbirleriyle, millet birbiri ile didişince, çekişince bütün kavim istiklâlini kaybetmiş. Asil evlatlar Çinlilere sefil köle, şakrak kızlar sümsük cariye olmuşlar. Türk beyleri öz adlarını bırakıp Çince isimlerle dağlanmışlar; Fağfura bağlanmışlar. Yumuşak Çin ipekleri giydikçe milletin kalbi katılaşmış; parlak sırmalar kuşandıkça gözlerin feri sönmüş.”
Sayfa 103·Kitabı okudu
“Üstte mavi gök, altta yağız yer kılındıkta, ikisi arasında âdemoğlu kılınmış. Onların üzerine atam Bumin Kağan, İstemi Kaan oturmuş, Türk milletinin ilini, töresini tutuvermiş, düzenleyivermiş. O zaman dört taraf hep düşman imiş. Dört tarafa ordu salarak saldırmışlar. Tanrı’nın verdiği kuvvetle atam Kaan’ın çerileri kurt ve düşman askeri koyun gibi olmuşlar. İleriye, geriye seyirtmişler. Yabancı kavimleri büsbütün sindirmişler. Başlıya baş eğdirmiş; dizliye diz çöktürmüşler. Ülkelerin sahiplerini ülkesiz, hakanların tebaasını hakansız bırakmışlar. Mahkûm ettikleri milletleri töreleriyle, düzenleriyle hayran etmişler.”
Sayfa 103 - KÜL TİGİN ABİDESİ·Kitabı okudu
Günlük hatıralarımı eski inşamız ile yazmaya özeneydim, şu manzarayı: “Arûs-ı tarihin tutuk-ı nâzını küşâd” tabiriyle kaydederdim. … Bakınız, “tarih gelininin naz duvağını açmak” cümlesi, dilimizin güzel söyleyişine uygun gelmiyor.
Sayfa 98·Kitabı okudu