derûnden

derûnden
@derundenn
Gelin gülle başlayalım atalara uyarak Baharı koklayarak girelim kelimeler ülkesine...
İsmet Özel’den bir referans;
Anlaşmak isteyen insanlar kendilerini bir diğerlerine “açarlar”. Kendilerinde bulunan şeyi karşılarındakinde bulmak üzere anlaşmaya girişirler. Eğer insanlar arasında anlaşmazlık varsa iki taraftan birinin kendini kapalı tutması yüzündendir bu.

derûnden

@derundenn
·
Kendini açan kişi karşısındakine güven vermekte, “Sana güveniyorum!” mesajını vermektedir. Güven duyulan kişi kendini daha açar; böylece derin ve yakın bir ilişkinin doğması ortamı oluşturulur.
Sayfa 134·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kendini açan kişi karşısındakine güven vermekte, “Sana güveniyorum!” mesajını vermektedir. Güven duyulan kişi kendini daha açar; böylece derin ve yakın bir ilişkinin doğması ortamı oluşturulur.
Sayfa 134·Kitabı okudu
Kendini açmak, eski önemli olayları anlatmak olarak değil, içinde bulunulan zaman süresi içinde, duygu ve düşünceleri paylaşmak olarak anlaşılmalıdır. Kişisel ilişkiler, geçmişteki yaşantıların karşılıklı aktarılması yoluyla, sağlam bir temel üzerinde kurulamaz. Kişiler birbirleriyle etkileşimde bulundukları sırada, o anda, bu etkileşimden doğan düşünce ve duyguları paylaşabilirlerse kendilerini açmış olurlar.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı, artık hiç bitmez!..
Sayfa 128 - E. E. Cummings·Kitabı okudu
Bir ben nasılsa öyle kalmak ister, halinden memnundur. Fakat o ben memnun olduğun zaman, öteki ben “Hadi çalış, işe yarayacak bir şey yap,” der. Ben bulaşıkları yıkamaktan hoşlanır. Öteki bene göreyse bu, “Aman, ne tuhaf!”tır. Ben, insanlarla birlikte olmaktan ama onlarla konuşmadan vakit geçirmekten hoşlanır. Öteki ben, “Konuş,” der. “Konuş, konuş, konuş!” Benin kafası iyice karışır. Nesnelere sahip olmaktan çok, onlarla oynaması hoşuma gider. Ama, “Böyle gidersen adam olmazsın, yiyecek ekmeğe muhtaç kalırsın,” diye karşı çıkar diğer ben. Ben vermekten hoşlanır; eğer birisinin bir şeye ihtiyacı olduğunu hissederse, verir. “Ne yapıyorsun sen, niçin veriyorsun? Kendine sakla, sana bir şey kalmayacak!” der öteki ben.
Sayfa 127 - Stevens, 1975·Kitabı okudu