Bir derviş yolda günahkar olarak tanınan bir adamı görür. İçinden: Bu adam ne kadar kötü bir halde ben ondan daha iyiyim." diye geçirir. Bir süre sonra yolları bir nehir kenarında kesişir.. Derviş yine adamı küçümseyerek bakar. Tam o sırada nehirde bir çocuk boğulmaya başlar..Derviş ne yapacağını düşünürken o günahkar diye bilinen adam hiç tereddüt etmeden suya atlar ve çocuğu kurtarır..Derviş mahcup olur. Kendi kendine şöyle der: "Ben onun dışını gördüm Allah ise kalbini biliyor. Belki Allah katında o benden daha değerlidir."O günden sonra kimseyi hor görmemeye karar verir.
Bana aklıma kaç kez geldiğini sorsaydın; Bir kez derdim. Çünkü geldin; Ve hiç gitmedin… Mahmud Derviş
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İrfân meclisine erişebilsem Varıp anlar ile görüşebilsem Aşkın kervânına karışabilsem Yolda bırakmazlar alırlar seni Âşıkların solmaz tâze gülleri Zikr ü tevhîd eder dâim dilleri Evliyâullahın doğru yolları Yolda buluna gör alırlar seni Dervîş olan 'abâ giyer eynine Sincab samur komaz gayrı göynüne Cihân zerre kadar gelmez 'aynına Buna râzî isen alırlar seni Hazret-i Nûreddîn aşkın rehberi Âtıf dervîşlerin ednâ kemteri Gelirsen demezler gelme dön geri Kapıdan savmazlar alırlar seni -Atıf Efendi
Bir adam Dervişe sordu? Efendim en zor savaş hangisidir? Derviş dedi ki Aklın vazgeç dediği,yerde Kalbin=Beklemesidir
Rüveyda
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına bir güvercin uçurup kıtalar arasından çağırdın beni geçerek birer birer sürgün kanyonlarını derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı yetim çığlıklarımı duyurmak üzre sana koşup geldim; iliştir beni memnu bahtınaadını söylemek istemiyorum her hecesi amansız bir kor dudaklarımda her harfine yıllardır şimşeklerle yarıştım zindanlara karıştım, ölümlerle tanıştım adını söylemek istemiyorum rüveyda dediğim zaman anla ki, senin için yürüyor kelimeler çığlığımın atardamarlarındanhangi yıldızdır bilmem, gözlerin kayar da üzerime rüveyda önce tuhaf bir deprem yayılır bedenime sonra açılır önümde ıstırab vadileri silik renkleriyle adımlarıma çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir hayalin bittiği menfeze doğru alaca bir at koşar içimde zamansız, mekansız nefese doğruuslanmaz bir yürek taşıdığıma dair yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda oysa rüveyda baştanbaşa ben kevser akan, gül kokan bir kalbin filiziyim.kitaplara sürdüğüm kapkara lekelerden bir anlatsam nasıl utandığımı bir doğrulsam eğildiğim yerlerden
"Meclisleri ihmal etme! Allah'ı anan bir topluluk gördüğünde onlarla otur. Eğer âlimsen ilmin işine yarar; cahilsen onlar sana öğretirler. Umulur ki Allah onlara rahmetini lütfeder, rahmet onlarla beraber sana da ulaşır. Allah'ı anmayan bir topluluk gördüğündeyse onlarla oturma. Eğer âlimsen ilminin sana bir yararı olmaz; cahilsen saptırırlar seni.” Satranç Oynayan Derviş A. Ali Ural "Geldik gidiyoruz bağışla bizi, büyük uykular gördük rüyada hayra yorduk her şeyi." -Mevlana İdris Zengin