“ Çocukluğunda da yetişkinliğinde de kimseye yaranmaya çalışmamış, yağcılık nedir bilmemişti, ama ergenliğinden itibaren, ışığı yönelen pervaneler gibi o da yönünü toplumda yüksek yerleri edinmiş üst tabakalardan insanlara doğru çevirerek onların hayata bakışlarını, hallerini, tavırlarını benimsemiş, onlarla dostluklar kurmuştu.”
“Bu ölüm, geride kalanlarda bir yandan memuriyetle ilgili olası yükselme, yer değiştirme hesaplarına yol açarken, bir yandan da ölenin yakın bir dost olduğu durumlarda hemen hep olduğu gibi “ölen ben değilim, o” duygusundan kaynaklanan bir sevinç yaratmıştı.”