Kıyı şeridi hangi yöne bakarsa baksın dalgalar hep o şeride paralel gelir, hiç açıyla gelmezler. Bunun nedeni, su dalgasının hızının suyun derinliğine bağlı olmasıdır. Derindeki su daha hızlı ilerler.
Sahildeyken sırtınız uzun süre denize dönük oturmak neredeyse imkansızdır. Yüzünüzü denize dönmek istersiniz; hem nefis manzarayı kaçırmamak hem de gözünüzün denizin sürprizleri üzerinde olmasını isteyeceğiniz için. Karayla deniz arasındaki, kendini sürekli baştan çizen sınırı seyre dalmanın kendine özgü bir keyfi de vardır.
Yeri gelmişken şu ilginç noktaya da değinelim. "Köpük demek, temizlik demektir" gibi bir anlayış yer etmiştir zihinlerimizde ama aslında kiri en iyi çıkaran malzeme, en çok köpük yapan malzeme değildir. Neredeyse hiç köpük yapmayan ama harika temizleyen çok iyi bir deterjan yapabilirsiniz. Hatta köpük temizliği zorlaştırır. Fakat temizlik ürünleri markaları beyaz köpüğün iyi temizlik anlamına geldiğine bizi öyle inandırmışlar ki şimdi kendileri de köşeye sıkışmış durumdalar. Müşteriler öbür türlü şikâyet ettiği için artık deterjanların içine sırf köpük olsun diye köpürtücü malzeme ekliyorlar.
Eskiden bilgiye şimdikinden daha çok kıymet verilirdi. Bilgi, elde edilmesi zor ve değerli bir şeydi. Şimdiyse bilgi okyanusunun kıyısında yaşıyor, arada bir gelen tsunamilerle aklımızı oynatacak gibi oluyoruz.