Derya

Puan vermedi·168 syf.··
2025 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 18:38
Kitabın ortalarında ismine atıf yapılıyor: "Dört köşeli dünyadan sağduyu köşesini çıkarıp kalan üç köşesinin içinde yaşayanlara sanatçı demek yanlış olmaz" diye bahsediyor anlatıcımız. Gezdiği, gittiği yerlerde ilgisini çeken görüntüleri resmeden, anlatılanları hemen iki satır şiirle betimleyen sanatçı ruhlu anlatıcımızla birlikte Japonya'nın kırsal bölgelerine gidiyoruz. Şehirden uzaklaşıp kırsala doğru yaptığı yolculukta Japon kültürüne, yaşam tarzına, kiraz çiçeklerine uzanıyoruz. "Şairlik, kendi cesedini tek başına parçalarına ayırmak ve hastalığın vahametini tüm dünyaya duyurma görevini üstlenmek demektir" diye açıklıyor. Resim ve şiirle hayatı anlamlandırmaya çalışan sanatçının içsel yolculuğunda ona eşlik ediyoruz. Japon yemekleri, giyinişleri, dili, yazısı bakımından farklı bir kültüre sahip. Karakterleri hiç alışkın olmadığım şekilde hayalimde canlandırmak adına farklı bir deneyim oldu. Kitabın dili içine girmeyi zorluyor. Bu çeviride de zorluklara neden olmuş olabilir. Bu nedenle bazı yerlerde duyguların içine girmekte zorlandım.
Üç Köşeli DünyaNatsume Soseki · İthaki Yayınları · 20221,941 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·376 syf.··
2025 5. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2025 01:20
İnsanlar çağlar boyunca görünmeyeni merak etmiş, bilinmeyeni anlamlandırmaya çalışmışlardır. Bunun için veriler toplayıp yorumlamış ve kendi zihninde boşlukları tamamlamışlardır. Bilinmeyenden korkma, bilinmeyene insan üstü yakıştırmalar yapma insanın belirsizlik karşısındaki çaresizliğinden doğmuştur. İnsanlar doğada, evrende cevabını bulamadığı olaylara bir ruh, güçlü bir imge yakıştırmışlar. Artemis, Athena, Zeus ve daha fazlası insanların evrene ait korkularını şiirselleştirdikleri tanrılar. Bu tanrılar sadece evrenin değil kendi içlerine ait duygularının da dışa yansıması. Kitapta Akhilleus ve Patroklos'un çocukluk çağlarından itibaren savaşa kadar yaşadıklarına tanık oluyoruz. Patroklos'un sürgün edilmesinden sonra Akhilleus'un yanına gelmesiyle başlayan arkadaşlıkları at adam Kheiron'un yanındaki eğitimleri ve savaşta geçen anlar. Akhilleus döneminin en büyük savaşçısı ve en güzel delikanlısı olarak geçiyor. Ondan "ayağı tez" olarak bahsediliyor. Kendisine vadedilen bir seçim var; uzun bir ömrün sonunda unutulup gitmek mi yoksa kısa bir hayat ve şöhret mi. Kitabın seyri bana göre savaşla birlikte sürükleyici bir hal aldı. Kendimi o savaşın ortasında, yaşanılan duyguların, o sahnelerin içinde hissettirdi. Troya savaşını bu hikayenin içinde farklı bir şekilde okumak güzeldi.
Mitoloji - Fantastik
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,4bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2025 4. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 03:36
Kitabı okumadan alıntılarıyla o kadar çok karşılaştım ki neredeyse okumama gerek kalmayacak kadar diyebilirim. Tabii ki bütünü gibi olamaz ama okumadan kitap ile ilgili çok fazla aşinalık vardı. Birçok arkadaşımın beğenmediği bazılarınınsa yarım bıraktığı kitabı tesadüfen elime geçmesiyle okumuş oldum. Bana göre çoğu kitaptan alınabilecek bir şeyler vardır. Macaristan'ın başkenti, "Buda" ve "Peşte" isimli iki ayrı şehirden oluşuyormuş. Ben bu bilgiyi yeni öğrenmiş oldum. Bunu öğrenmiş olmak bile bana artı bir bilgi kazandırdı. Görmüş geçirmiş, her yaşı dolu dolu deneyimlemiş, hafızasıyla, tarih bilgisiyle, hayat görgüsüyle süzgeçten geçirmiş birinin görüşlerini okumak keyifliydi. Yorumlama gücü, gözlemleri, tavsiyeleri hepsiyle bir bütün. Uç örnekler imkan yaratılması zor yerler de var, insanın ufkunu açan kısımlar da var. Ne almak istediğinle alakalı. Mesela ben bu cümleyi çok sevdim "Hikaye, roman okumak insanı çok dinlendiriyor; çok da hafızasını açıyor. Sakın unutmayın, en önemli şey hafızadır." Hepsini yapmak, görmek, gezmek çok da kolay değil, fırsat yaratma meselesi. İçinde bulunduğun durumda ne yapabiliyorsan, kendine ne katabiliyorsan kâr. "Yaşayın, monotonluktan uzaklaşın, gezin, görün, keşfedin, başkalarıyla ilgilenin, okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın." Bu söz bulunduğun çevrede bile aktif olmak, şartları zorlamak, konfor alanından çıkmak gerektiğini bana hatırlatmış oldu. Kaydırmalı videoların çokça vaktimizi aldığı günümüzde kitap okumanın çok kıymetli hale geldiği bu zamanda Ortaylı, herkes kendi talihinin mimarıdır diyor. Karşı koymak, seçimlerimizi buna göre yapmak zor olsa da bu bizim elimizde. Hayatta doğru seçimler için verdiği önerileri doğru şekilde kullanabilmek dileğiyle.
Kişisel Gelişim
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,3bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2025 2. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2025 01:39
Çocukluk yıllarında Hatice Sultan kitabıyla tanıştığım Hıfzı Topuz'un okuduğum son kitabı. O yıllardan itibaren kalemini çok sevdim, yazdıklarını okumaktan hep çok keyif aldım. Kendisiyle 2019 yılında Remzi Kitabevi'nin düzenlediği imza gününde tanışma şerefine ulaştım. Kitaplarımı imzalattım ve kısa bir muhabbet etme şansım oldu. Kendisi o zaman 96 yaşındaydı, gazetecilikle ilgili bir toplantıya katılma amacıyla İzmir'e geldiğinde Remzi Kitabevi de rica minnet imza günü yapmak istemiş. Çok fazla kişi tanımadığı için çok gelen de olmamıştı. Ben okuldaki derslerim biter bitmez uçarak İzmir'e doğru yola çıktım ve çok şükür yetişebilmiştim. "Derya beni çok mutlu ettin" demişti, kitaplarımı özenle imzalamıştı. Biz sohbet ederken arkamda 3-4 kişi daha sıraya girdi. Benim için çok değerli bir yazarla sohbet etmek, anı ölümsüzleştiren fotoğraflarımızın olması hepsi birbirinden değerli anılar. Kendisini iki yıl önce kaybettik fakat yazarın benim hayatımdaki yeri her zaman varlığını koruyacak. 2016 yılında İzmir Folkart Sanat Galerisi'nde Hıfzı Topuz'un Afrika'da görev yaparken biriktirdiği maske koleksiyonunu gezme fırsatım da oldu. Çok zengin, birbirinden güzel maskeler görsel bir şölendi adeta. Tabii ki beni oraya getiren isim yine Hıfzı Topuz'du. Kitaplarını okurken güzel ve sıkı bir bağ oluşmuştu aramızda. Bunu kendisine de söyleyebildiğim için çok mutluyum. Kitabı okurken gördüğüm maskeler, Afrika'ya özgü eşyalar oraları gözümde canlandırmam adına yararlı oldu. Koleksiyonun çok güzel "Kara Afrika Sanatı" adında büyük ciltli bir baskısı da vardı. Farklı topraklar, Kara Afrikalılar, değişik bir dünya. Topuz, Unesco tarafından bu coğrafyada görevlendirilip araştırmalar yapmış, gazeteci gözüyle buralar hakkında kısa yazılar yazmış. Afrikayla ilgili tüm yazılarını bu
Deneme, İnceleme
Büyülü AfrikaHıfzı Topuz · Remzi Kitabevi · 201817 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2025 1. kitabı
·
202 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2025 00:35
Sağlıklı bir yaşam için mikrobiyatanın önemi büyük. Bu anne karnından itibaren başlayıp ömür boyu devam eden bir süreç. Mikroplar yaşama ilk temelleri attığımız andan itibaren hep bizimle. İçimizde koskoca bir evreni barındırıyoruz. Mikroplar bizi biz yapar, kendimiz olabilmemize yardım ederler. Bu hayvan yaşamının gerekli bir parçasıdır, onlardan kurtulmanın bir yolu yok. Hayvanlar milyarlarca yıldan beri mikropların kaynaştığı bir dünyada ortaya çıktılar. Biz gelmeden çok önce mikroplar dünyanın hakimiydi. Onlar sadece kaçınılmaz değil aynı zamanda faydalı. Bulundukları yere göre faydalı müttefik ile ölümcül tehdit olmak arasında gidip gelebiliyorlar. Bakterilere karşı hep kötü gözle baktık. Onların sağlıklı bir yaşam için olmazsa olmaz olduğunu bu kitapla birlikte daha iyi kavrıyorsunuz. Doğadan da farklı bilgiler edindiğim bu kitapta aklımda kalanları derlemek istedim. Anne bebeğini emzirirken yavrusunun sadece karnını doyurmuyor, aynı zamanda ona ilk mikroplarını aktarıp doğru öncülerin bağırsaklarına girmesini sağlıyor. Anne sütü bağırsak mikrobiyotası için potansiyel bakteri kaynağı. Çocuğun bağırsağındaki bakterilerin yaşaması için gerekli ve bu beyin gelişimi için kullanılıyor. Bu anlamda anne sütü, çocuğun sağlıklı ve zeki olabilmesi için çok değerli. Bir değişik versiyonunu anne koala yavrusu için yapıyor. Bebek koala altı aylık olduğunda sütten kesilip okaliptüs yapraklarıyla beslenmeye başlıyor. Öncesinde annesinin sırtını burnuyla eşeliyor, anne yanıt olarak "lapa" denilen bir sıvı salgılıyor ve minik koala bunu yalıyor. Bu ona sert okaliptüs yapraklarını sindirebilmesi için gerekli bakteri ve mikrop sağlıyor. Bu sayede doğada beslenmeye uygun hale geliyor ve bu öğünler midesine ağır gelmeden sindiriliyor. Çeçe sineği ise diğer sinek türlerinden ayrı
Sağlık tıp
MikrobiyotaEd Yong · Domingo Yayınevi · 2025743 okunma