Kalp ile ilgili sorunlar, daha çok doyurulmamış sevgi ile ortaya çıkar. Bu sorunu yaşayan kişilerin, başta kendisine karşı olmak üzere, çevresine karşı sevgi kıtlığı vardır. Eskide kalmış incinmeler, pişmanlıklar, acıma, korku ve öfke duyguları, sevmesine engel olur. Genellikle kendilerini yalnız hissetmekle birlikte yalnız kalmaktan da korkarlar. İnsanlardan uzaklaşırlar. Daha önce yaşamış oldukları duygusal yükler, 'taş' gibi kalpte kök salmıştır. Bunun sonucunda sevgi kıtlığı ortaya çıkar.
Genellikle acıma ve merhamet dolu insanların kalbi ağrır. Başkalarının acılarını yüklenerek onlara yardım etmeye çalışırlar. Ancak bu arada kendilerini unuturlar. Acıma ve merhamet sevgi değildir. İyi kalpli olabilirsiniz ama bu nedenle acı çeken siz olmayın.
Nasıl ki insan toprak, su, hava ve ateşten yapılmışsa dünya da öyledir; nasıl ki insanın içinde bir kan gölü varsa... dünyanında da benzer şekilde yükselip alçalan okyanusu vardır.
Leonardo da Vinci
Röntgen filmlerinin, vücudun neresine ait olursa olsun, dünyevi olmayan, kendine has bir güzelliği vardır; onları seyretmek bize iskeletimizi ve ölümlü olduğumuzu hatırlatmakla kalmaz, bakış açımızda bir dönüşüm olması ve vücudu farklı gözlerle görmemiz için bir yol sunar.
"Alışkanlıklarımızın bize gerçekte ya da gelecekte ne getirdiğini görebilmek, onları daha derinden anlamamızı ve hissetmemizi sağlar. O zaman sigarayı bırakmak için kendimizi zorlamamız gerekmez. Eylemlerimizin sonuçlarını daha net görmeyi öğrendiğimizde, eski alışkanlıklarımızdan kurtulur yenilerini oluştururuz."