Kitaplar bize çoğu zaman bizi anlatmaz. Her zaman kitabın bir köşesinde size bir şeyler katacak bilgiler vardır. Sizi alıp başka diyarlara başka medeniyetler başka kültürlere başka dillere ve dinlere götürüp size apayrı bir bakış açısı kazandırabilir. İşte bundandır kitap okumak derya deniz misali bir ummandır. Bu kitap çocukluğumda dinlediğim ve belkide tanık olduğum öykülerden biri. Yazar kendi çocukluğunu,yaşadığı mahalleyi,annesini,babasını,aşkını,kilisesinin papazını,mahallesindeki ebeyi ve bir türlü erkek evlat doğuramayan komşusunu ve daha birçok güzel ayrıntıyı anlatıyor.Bir Diyarbakırlı olarak Diyarbakır’ın meşhur hançepek mahallesi(gavur mahallesi) ve o mahallede yaşayan Ermeni ailelerinin evinin içini ziyaret etmek beni çok etkiledi. Herkesin duyduğu bir Ermeni öyküsü vardır. Sanırım en çok etkilendiğim eski evlerin tavanındaki kolon detayı ve yatmadan önce onu saymaya çalışan çocuğun beni küçüklüğüme götürmesi oldu. Okumak isteyenlere tavsiye edilir. Sıkılmayacağınız bir öykü.