Derya Özkan Lengerli

Derya Özkan Lengerli
@deryaozknlng
9/10
·300 syf.·
2021 49. kitabı
FM (Fibromiyalji) tam olarak çekmeyenin anlamayacağı bir hastalık. Sizi doktor doktor gezdirir, hayat enerjinizi bitirir, bir gün omuzunuz, bir gün bacağınız ağrır, uzun ve sık süren migren atakları geçirtir. Görüntünüz sağlıklıdır ama hep yorgun ve tükenmiş hissedersiniz. Çevrenizdeki insanlar dile getirmese de mızmız ve hastalık hastası olduğunuzu düşünür. Nihayet teşhis koyan bir doktor bulursunuz o da ezberlenmiş bilgileri size aktarıp, ilacınızı yazar eve gönderir. Benim gibi FM kaynaklı ilaç alerjiniz varsa, o ilaçlar da kutu kutu evi bekler, siz strese, havaya, beslenmeye (bilinçsiz veya kısmen bilinçli) ve daha bir çok faktöre bağlı olarak, ağrılarınızı kabullenerek yaşarsınız. Bu kitap yıllardır okuma ve araştırmalarım içerisinde bana en çok yol gösteren kitap oldu. FM hastası bir doktorun kendi deneyimlerinden yola çıkarak yazılmış, çok detaylı, bol kaynaklı, sadık kalındığı sürece ağrıları büyük ölçüde azaltacağını düşündüğüm bir kaynak kitap.
Artık AğrımasınBanu Taşçı Fresko · Palamo Yayınevi · 201980 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·176 syf.·
2021 43. kitabı
Grossman’ın, öncelikli sebep olarak, Ermenice’den Rusça’ya motamot çevrilmiş bir kitabı, edebi bir anlatıma büründürmesi istendiği için Ermenistan’a gitmesi ve orada yaklaşık üç ay yaşadıktan sonra izlenimlerini aktarmasından oluşan bir kitap. Yazarın başka kitabını okumadım. Anlatımı çok samimi. Okurla sohbet ediyormuş gibi. Kitabın adından da anlaşılacağı gibi Ermenistan’ın topraktan çok, alabildiğine taş ve kayadan oluşan gri çehresinden ve bu coğrafyada gördüğü diğer güzelliklerden sıkça bahsediyor Grossman. Ermenistan’a geldiği ilk saatler, ilk anda yaşadığı hayal kırıklığı, sonrasında bunu defalarca telafi edecek gezileri ve halkın misafirperverliği. Kıvamında bulduğum betimlemeleriyle, sık olmamakla birlikte ve tamamen doğaçlama yapıldığını düşündüğüm, bilinç akışı tekniğiyle okuması keyifli, bulunduğu zaman ve mekan içerisinde objektif bir kitaptı. Minik bir serzenişim, keşke ömrü yetseydi de, o yıllarda Ermeni halkını tanımak için ayırdığı zamanın çok daha azını ayırarak Ağrı Dağı’nın öteki yüzünü, Türk halkını da tanımaya çalışıp, dahli olmadığı bir konuyu, iki tarafın gözünden de görebilseydi.
Taşlar Ülkesine YolculukVasili Grossman · Aras Yayıncılık · 201722 okunma
8/10
·200 syf.·
2021 28. kitabı
1975 yılında geçirdiği trafik kazası sonrasında, beynine aldığı darbe yüzünden, sadece o yıla kadar olan anılarını muhafaza edebilen, bu günü sadece 80 dakika yaşayıp sonrasında her şeye baştan başlayan bir matematik profesörüyle, ona bakıcı olarak gelen kadın ve profesörün yakıştırdığı ismi kullanan 10 yaşındaki oğlu Kök’ün sıcacık hikayesi. Çok severek okudum, gözlerim dolu dolu bitirdim.
Profesör ve HizmetçiYoko Ogawa · Pegasus Yayınları · 2014554 okunma
Puan vermedi·591 syf.·
2020 25. kitabı
Stendhal’dan okuduğum ikinci eser. Kurgusunun çok sağlam olmasına rağmen Kırmızı ve Siyah ile mukayese ettiğimde çok daha karışık, okunması zor ve edebi olarak daha zayıf buldum. Çok fazla karakter var, özellikle ilk bölümlerde kim kimdir hatırlamakta oldukça zorlandım. Akış yavaş ilerlemesine rağmen mekanlar ve karakterler hızlı değişiyor bu da okumayı oldukça zorlaştırıyor. Bazı yerlerde yıllar çok hızlı geçiyor, bazen neredeyse saatler sayılıyor. Koşu bandında ilerlemek gibi. Ana karakter şımarık ve yakışıklı genç Fabricio. Roman evden kaçıp savaşa katıldığını zanneden, güzel yüzü ve uyumlu yapısıyla çevresindeki tüm kadınları kendine hayran bırakan, insanda sarıp sarmalama hissi uyandıran Fabricio’nun, Napolyon döneminde başından geçenleri anlatıyor. Akışta Fabricio’nun maceralarına tanıklık ederken bir yandan da din ve devlet adamlarının birbirleriyle olan münasebetleri, saray entrikaları ortaya dökülüyor. Belirttiğim gibi kurgusu sağlam olmasına rağmen okurken dikkat ve sabır isteyen zorlayıcı eserlerden.
Parma ManastırıStendhal · Can Yayınları · 20172,207 okunma
Puan vermedi·140 syf.·
2020 26. kitabı
Düğün Evi, Mahfuz’un son dönem kitaplarından. Diğer kitaplarından farklı olarak bilinç akışı tekniğini kullanarak yazdığı eser, okurken ekstra heyecanlanmama neden oldu. Kitapta hikaye, tüm ülkeden ve politik süreçlerden azade; bir grup insana indirgenmiş olarak ve olaylar farklı bakış acılarıyla kişiler üzerinden anlatılıyor. Genç bir yazar olan Abbas Yunus’un, tiyatroda sahnelenen Düğün Evi adlı eseri büyük bir başarı kazanmış, ancak oyun aile sırları ve bu sırlara şahit olanları ortaya döktüğü için, Abbas’ın çevresindeki bir çok insanı da huzursuz ederek tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Oyunun başarısı, oyuna ilham veren karakterlerin ve yaşananların çirkinliğiyle ters orantılıdır.
Düğün EviNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2020455 okunma