Derya Sevim

Derya Sevim
@deryassevim
Martı Yayınları / Editör
“Benden korkuyor musun?” diye fısıldadım. “Sihrimden.” “Senden korkmuyorum,” dedi dudaklarıma bakarak. “Bana hissettirdiklerinden korkuyorum.”
Sayfa 259 - Yabancı Yayınları·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
En sevdiği rengi, en sevdiği ilahiyi bilmiyorum; yabanmersinini mi yoksa böğürtleni mi tercih eder bilmiyorum ama düşünürken çenesini nasıl sıktığını biliyorum, uykuya dalmadan hemen önce göğsünün nasıl inip kalktığını, orman zeminindeki adımlarının sesini biliyorum ve teninin kokusunu -tuz, misk, göl suyu ve çam. Tamamen ayrı dünyalardan geliyoruz ama Ryker’a, daha önce hiç kimseye hissetmediğim kadar yakın hissediyorum.
Sayfa 246 - Yabancı Yayınları·Kitabı okudu
“Beni niye öldürmedin ya da ölüme terk etmedin?” Gözlerinin arasında derin bir yükselti oluştu. “Ben de kendime sürekli aynı şeyi soruyorum,” dedi, sonunda bakışlarıma karşılık vererek. “Ama seni gördüğümde... buzun üstünde... o kadar şey görünüyordun ki...” “Aciz,” diye fısıldadım, beni kurtaranın bu olduğu fikrinden hem tiksindim hem öfkelendim. “Hayır,” dedi, gözleri ateş ışığında parlarken. “Cüretkar. Buzu o baltayla kırdığında... Hayatımda gördüğüm en cesurca şeylerden biriydi.”
Sayfa 227 - Yabancı Yayınları·Kitabı okudu
Ama ne gördüğümü biliyorum. Ne hissetiğimi biliyorum. Onlar adına sihir diyebilirler. Ben delilik diyorum. Ama kesin olan bir şey var. Burada erdem falan yok.
Sayfa 159 - Yabancı Yayınları·Kitabı okudu
Kapı muhafızların sıkıntılı yüzlerine kapanırken, güvende olmamız için, kendi iyiliğimiz için, içimizde saklanan iblislerden kurtulmamız için uzaklara kapatılması gereken iğrenç yaratıklar olduğumuza gerçekten inandıkları açıkça görünüyor. Ama bu lanetli yerde bile, içimde öfke, korku ve kin kaynarken bile hâlâ kendimi sihirli hissetmiyorum. Kendimi güçlü hissetmiyorum. Vazgeçilmiş hissediyorum.
Sayfa 97 - Yabancı Yayınları·Kitabı okudu