O an, eğitimin bugünkü hali üzerine düşüncelerimi paylaşma isteği duydum:Haklarla şişirilmiş ama sorumluluktan azade bırakılmış öğrenciler, kavga eden çocuğuna neden kavga ettiğini sormak yerine öğretmeni polise şikâyet eden ebeveynler.
Öğrencilerim derste müzik dinler, ben de nazikçe kapatmalarını rica ederim, ama anında havaya kâğıtlar savrulur: Resmî teşhisler, psikolog raporları, bu özel öğrenci için derste müzik dinlemesine izin verilmesi gerektiğini destekleyen belgeler. Tartışmanın anlamı yok, uğraşmaya gerek yok; modern eğitim sistemi böyle ve öğrenci her zaman haklıdır.
Ben çocukken bir öğretmen şapkamı çıkarmamı söylediğinde çıkarırdım. Bugün bir öğretmen öğrenciden şapkasını çıkarmasını istese annesinden bir e-posta gelir; çocuğun aslında şapkasıyla kendini daha rahat hissettiğini açıklayan bir e-posta.
Şu lanet şapkayı çıkar işte.
Son yıllarda böylesine büyük değişimlerden geçmiş tuhaf İsveç okul sistemi. Bir yönetim toplantısında, özel beslenme gereksinimi olan öğrencilerin öğle yemeği kuyruğunun artık normal yemek kuyruğundan daha uzun olmasını tuhaf bulup bulmadıklarını sormuştum. Hayır, onlara hiç tuhaf gelmiyordu; oysa modern eğitim için bundan daha çarpıcı bir metafor olamazdı.