Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanın kendi kendini suçlamasının keyif veren bir yanı vardır. Kendi kendimizi suçladığımız zaman başka birinin bizi suçlamaya hakkı kalmadığını düşünürüz. İnsanın ruhunu suçluluk duygusundan arındıran şey itiraf etme eyleminin kendisidir; günah çıkartan rahip değil.
Varoluş üzerine yalnız iki kavramın var: Yaşam ile ölüm- sana bir üçüncüsünü nasıl anlatsam? Sırf üçüncü bir kavrama sahip olmadığın için bütün varoluşun bir safsatadan ibaret kalmışken, ben bu üçüncüyü nereye, nasıl yerleştirsem?
Ucube mi ucube bir türün giderek daha fazla hüküm sürmeye başladığı şu yeryüzünde olmak bana tiksinti vermeye başladı. Yasaları değiştirmek ve ölümü parmaklıkların ardından kurtarmak için de zamana ihtiyaç var. Yine de insanlar bunu kendi elleriyle yapıyorlar. Yani hayır, yapan ben değilim, kendileri. Acımasız biri olduğumu düşünme, hayır, ben yalnızca mantıklı biriyim. Ben yalnızca eşit işaretiyim, rakamların altına çizilen sonuç çizgisiyim.