“Balık da dostum oldu. Böyle balık ne gördüm, ne de duydum doğrusu. Ne olursa olsun onu öldürmek zorundayım. Yıldızları öldürmeye kalkmadığımıza iyi ediyoruz; ya bir de onu yapsaydık!”
Kitabın gürültüsü hala kulağımda uğultu. Evet inanılmaz gürültülü bir kitaptı benim için. İçerdiği ana konu temelinde çok basit ancak anlatımı olsun, karakterler ve olay örgüsü olsun inanılmaz kalabalık. Başta kurguyu anlatıp ortalara doğru karakterleri tanıtan romanlardan ondan sanırım. Asıl tadı yazarın karısıyla olan ilişkisini öğrenince aldım açıkcası. Martin Eden gibi. Bitirirken burukluk kaldı içimde, karakterler yaşatmış kendini demek her ne kadar sesleri çok çıksa da…
“Ve aynı sıklıkla bu tavırları küçümserdi, çünkü bencilliğin özünde kabalık olmasına karşı değil, sadece kaba görünmeye karşı takınılan bir tavır sayılırdı kibarlık.”