Bir kuşu özgür olduğuna ikna edebilmek niye dünyanın en zor işi? Üstelik çok kısa süren bir çalışmayla bunu kendilerinin de anlaması bu kadar mümkünken. Bu iş bunca güç olmak zorunda mı?
Okumanın, düşünmenin, aydınlanmanın, kavramanın, bilinçlenmenin, yol bulmanın (hidayet), ayağa kalkmanın (Kıyam), amel etmenin kitabı olan Kur'an; izleyicilerinin, yükümlülük, seçebilirlilik (furkan) ve insani sorumluluğu adına önerdiği tek çözüm: İstihare» olan, teberrük edilen bir kitap biçimine dönüştürüldü. İzleyicilerinin ona karşı görevi: Kupkuru bir yüceltme, takdis, tazim, teberrük ve öpmek.. Abdestsiz el sürmemek, bir kılıfa geçirerek aynanın kenarına veya duvarın yüksek yerine asmak.. Kundağın yanına, yeni evin kapısına, misafirin baş ucuna. Bazı sureleri/ayetleri de cadıca işlevler,
özel törenler, tılsım ve büyüler, cin ve romatizma kovup gidermeler, büyük büyülerin düğümlerini atmalar... için kullanılır oldu. Veya lohusa kadın ile ineğin sütünü çoğaltmak için...
Bu kitap: dostunun cehaleti ve düşmanının hilesiyle yaprakları açıldığı günden beri, yaprakları masraflı olmaya başladı. Metni terkedilip cildi revaç bulduğundan beri adı okumak anlamına gelen bu kitap, okunmaz oldu. Kutsama, teberrük ve mal kazanma işleri gördü. Toplumsal, ruhsal ve düşünsel mesele ve dertlerin cevabı bu kitapta aranmadığından beri; onda soğuk algınlığı, romatizma türünden bedensel hastalıkların şifası aranır oldu. Uyanıkken terkedip, yatarken başlarının üstüne asarak uyuduklarından beri görüyorsun ki ölülerin hizmetine sunulmakta, ölüp gitmişlerin ruhlarına ithaf edilmekte ve sesi yalnızca mezarlıklardan duyulmaktadır.