Bütün insanların hararetle aradıkları saadet ancak kendi içlerinde ve benliklerinden coşabilir. Yoksa dışarıdan saadet getirilip de kalplerine akıtılmaz. Bedbahtlık da böyle. İnsanoğlunun ürktüğü ve kaçtığı, hiç kimsenin yanına yaklaştırmadığı o haslet insanın içinden ve gönlünden coşup gelir.
İki tür mülkiyet ilişkisi vardır: Biri insanın sahip olduğu mülkiyet, diğeri mülkiyetin sahip olduğu insan. Bir düşünürün dediği gibi, "Az şeye sahip olursan az şeye ait olursun."