Sizler sert tahtanın üzerinde yatarken, ötekiler kıç tarafta, ipek battaniyelerinin altında, kaygısızca uyuyorlar. Eğer isteseydiniz, dünyanın bütün şatafatı sizin olabilirdi.
Onlar bu altın ve zulüm yüklü gemideki köleler. Kıç tarafta da, iki yerlinin ve bitişikteki siyahların sahipleri olan kırk kadar insan uyuyor. Tabii biz yoksul beyazların da sahibi... Geminin ve taşıdığı tüm altının sahibi de onlar. Sarhoş mürettebat onların malı. En ihtiyar denizciden annesinin memesindeki bebeğe kadar tüm yaşayan ruhlar onlara ait. Evet, hatta daha doğmamış, annesinin karnındaki çocuk dahi... Onlar bizim sahibimiz; kaderimize onlar karar veriyorlar.
“Keskin bir törpü ve keskin bir dil dikkatli kullanılmalı, der bir atasözü"...Sesi çıkmayan biriysen, çok ileri gidebilirsin; ama benim yüreğim dilimin ucunda atıyor.