Puan vermedi·228 syf.··
2018 116. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2018 00:00
#üçbüyükusta nın yaşam öykeleri, tarzları, yaklaşımları, edebi dehaları var bu kitapta. #balzac topluma, #dickens aileye, #dostoyevski bireye hitap etmiş, #stefanzweig ise müthiş analiziyle, anlatımıyla harmanlayıp bizimle buluşturmuş. Farklı bir anlatım olsaydı, okuyabileceğimden emin değildim açıkcası. Sığdırabildiğim ölçüde bu üç büyük ustayı, Zweig gözünden özetlemeye çalışacağım alıntılarla. Balzac: Tek bir eseriyle değerlendirilmek istemiyor, tersine bir bütün olarak, dağları ve vadileriyle sınırsız uzaklıklarıyla hain uçurumları ve coşkun çağlayanlarıyla birlikte bir manzara gibi değerlendirilmek istiyor. Bütün romanları bitirebilseydi, erişilmezliği yüzünden kendisinden sonra gelenler için bir dev, korkunç bir engel halini alırdı. Dickens: On dokuzuncu yy'da, dünyanın hiç bir yerinde bir yazar ve halkı arasında bu derece sıkı bir gönül ilişkisi kurulamadı. Dickens dindar ve saygılı oluşuyla herşeye karşı iyilik sever bir hayranlığı, sürekli bir coşkusu, bir sevinci vardı. Bu burjuva dünyasında, yoksulluk eviyle arasındaki orta tabaka da kalmayı tercih etmişti. Sadece yalın insanların yanında kendini rahat hissediyordu... Dostoyevski: İlk bakışta sınırları belli bir eserle, bir yazarla karşı karşıya olduğu sanılır, ancak bir süre sonra sınırsız bir şey çevresinde dönen yıldızları ve bambaşka müziği olan bir evren keşfedilir. Hayal ve yakıcı berraklıkta ki gerçeklik arasında durur onun dünyası. Yaşamla ölüm, dehayla çılgınlık arasında gidip gelir...
Üç Büyük UstaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20256,3bin okunma
Puan vermedi
“Yeryüzünde ne kadar insan varsa o kadar da aşk şekli vardır.” Cengiz Aytmatov’un “dünyanın en güzel aşk hikayesi” olarak anılan zamansız eseri Cemile… Savaşın gölgesinde, bozkırın ortasında yeşeren; kurallara, kalıplara ve dayatılan kadere başkaldıran bir aşkın anlatısı. Kitap o kadar duru, o kadar samimi ki her satırında bozkırın rüzgarını yüzünüzde hissediyorsunuz. Eğer hala okumadıysanız, kalbinize dokunacak bu kısa ama dev esere mutlaka bir şans verin.
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,5bin okunma
Reklam
8/10
·74 syf.··
2026 7. kitabı
Daha ilk sayfada tokat gibi başlayan bir hikâye. Gregor Samsa’nın bir sabah dev bir böceğe dönüşmesi var işin merkezinde ama kitap aslında “böcek olma” meselesi değil, insanın gözden düştüğünde neye dönüştüğü meselesi. Gregor’un yaşadığı şey fiziksel bir dönüşümden çok, duygusal bir silinme gibi. İşe yaradığı sürece değerli, işe yaramadığı anda yük… Ailesinin tavrı da yavaş yavaş değişiyor ve insan okurken “sevgi ne kadar koşullu bir şeymiş” diye düşünmeden edemiyor. Kafka’nın olayı zaten bu: büyük olayları büyük cümlelerle anlatmıyor. Tam tersine, olağan bir soğukkanlılıkla yazıyor ve bu yüzden daha da rahatsız edici oluyor. Gregor’un odasında giderek yalnızlaşması, unutulması, hatta “varlığının fazla gelmesi” çok ağır ama sessiz bir şekilde ilerliyor. Bir de şu var: kitapta kimse açıkça kötü değil. Ama herkes biraz çaresiz, biraz bencil, biraz yorulmuş. Bu da hikâyeyi daha gerçek ve daha can sıkıcı yapıyor. Sonu da dramatik bir patlama değil; daha çok bir “sessiz kapanış”. Ve bitince insanın içinde garip bir boşluk kalıyor. Kısacası Dönüşüm, fantastik bir olay anlatıyor gibi başlayıp aslında insan ilişkilerinin kırılganlığını yüzüne yüzüne vuran bir kitap.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,6bin okunma
7/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 88. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 03:41
Çok detaylı bir anlatımı hal eden bir evren yok zaten o yüzden de kısaca bahsedicem. Ana kadın karakterimiz bir müzisyen ve erkek karakterimiz de asosyal bir iblis. Bir şekilde tanışıyor ve yatıyorlar ediyorlar falan. Bol oranda akıl fikir hep smut içerikli bir kitap. Ardından bir anda olaylar sarpa sarıyor. Kızımızda beklenmedik şeyler ortaya çıkıyor, kızımızın arka plandaki ailesi de işin içine dahil oluyor. Akıllarda dev dev soru işaretleri. Kaçıyorlar ama kimden kaçıyorlar belli değil derken işte en azından mutlu sonla bitti. Son zamanlarda okuduğum kitaplar hep kötü bittiği için bana iyi geldi puanım da biraz bu şahsi sebepten verdim. Aslımda bu yazarın başka bir kitabını okumuştum harikaydı o yüzden diğer kitaplarını aldım ama bu beklentimi evren açısından ve karakterler olarak karşılayamadı. Yinede belirtiyim ; %50 smut %10 aşk %20 fantastik %20 smut hayali kuran karakter içerir..
Benim Komik Şeytani SevgilimAurora Ascher · Parola Yayınları · 202596 okunma
Puanım: 8/10 | Geç kalınmış incelemeler üstadıyım (:
8/10
Yu Hua, Yaşamak ve Kanını Satan Adam kitaplarındaki gerçekçi tavrını bu kez sürreal bir düzleme taşıyor. "Yedinci Gün", öldüğünü fark eden bir adamın, gömülmeyi beklediği yedi gün boyunca geçmişi ve bugünü arasında mekik dokumasını konu alıyor. Kitapta ölüm bir son değil, modern Çin’in acımasız sistemine tutulan dev bir ayna gibi. Yang Fei’nin mezarsız ruhuyla Araf’ta dolaşırken, aslında hayattayken sesini duyuramayan insanların trajedilerine, haksızlıklara ve her şeye rağmen kopmayan baba-oğul bağlarına şahit oluyoruz. Yu Hua, o bildiğimiz sert toplumsal eleştirilerini bu kez masalsı ama bir o kadar da can yakıcı bir atmosferle servis etmiş. Eğer sistemin dişlileri arasında ezilenlerin hikayesini, hafif absürt ama derin bir hüzünle okumak isterseniz tam size göre. Boğazda o bildik düğümü bırakan, kısa ama etkisi uzun süren bir yolculuk.
1000Kitap
Yedinci GünYu Hua · Jaguar Kitap Yayınları · 20251,927 okunma
Puan vermedi·
Gazali'nin İhya adlı dev eserinden bir kısım, Dua ve Zikir. İçinde Muhammed Aleyhisselam'ın duaları var ki sadece bunun için bile okunmalı. Dua etme adabına dair bilmediklerimi öğrendim, mesela dua ederken edebi, süslü sözlerden kaçınmak, duada net olmak. Tavsiye ederim. Rabbimizin de buyurduğu gibi, duamız olmasa ne önemimiz var?
Dua ve Zikirİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 2018877 okunma
Reklam
Reklam