Zalimi yenmek istiyorsan alim olmalısınn
Tüm eşyalar 99 esmanın farklı ağırlıklarından oluşmuşken insan, hayvan, bitki, hava, ateş, toprak vs. kalmıyor. Hepsi madde ve hepsinde bir bilinç var. Enerji ya da bilgi denilen. Bu bakış açısıyla hayata bakmak Dünyadayken sanki uzaydan izlemek gibi. O kadar saçmalıklar var ki bazen bilsen de unutuyorsun. Yani insandan, çiçekten, bitkiden, harften vs. senle konuşan Yaratandan ayrı şeyler değil: bütünün bir parçası. Tek insan ve yaratılanların aynı anda yaratıldığı söyleniyor: Dünyaya geliş farklı olsa da esas yaratım aynı anda. O yüzden gelenek ve görecekler de put gibi. (: Eskiden bedendeki hücreler gibi olduğumuzu da düşünürdüm. Onlar da ayrı ayrı olsa da vücut için çalışıyor. Bazıları organ, doku vs. olsa da esas hücreden oluşuyor. Hiçbirinin diğerinden o kadar üstünlüğü yok. Bugün eksik olan tek bir mineral veya vitamin bile vücutta nelere yol açıyor? Ayak ağrısı vücudun tüm akışını etkiliyor ve siz "Elime yetişmeyen ağrı kırk yıl yaşasın." demiyorsunuz. Önemsiz görünen idrar ve dışkı dahi hayati önem taşıyor, onları taşıyan organlar var. Ve olmadıkların da ne oluyor, WC' ye çıkamadığınızı düşünün? Bugün hayatta da önemsiz, kötü ya da berbat gördüğümüz şeyler çok önemli. Ve onlara da ihtiyaç var. Çünkü bütünün parçası ve hiçbir parça boş yere ya da faydasız yaratılmamış. Kulakta salyangoz var, kristaller var, bağırsaklar yılan gibi, omurga şekli de yandan yılana benziyor, eller ağaç gibi, hücreler tekken ikiye bölünüyor, gözler biraz derinde ve inci gibi saklanıyor... Ne varsa alemde hepsi ademde boşuna denmemiş. Her şeyin bilinci olduğu için her şeyde bütüne ait parçalar mevcut. Her şey canlı aslında. Sadece konuşamıyorlar diye ya da biz duyamıyoruz diye cansız muamelesi yapmamız çok saçmaydı. O yüzden çoğu dinciyi anlamıyorum: dinle cansız diye
Din
Rahman: (c.c), “Ben kırık kalplerdeyim” buyurmadı mı? O halde sen niye üzülürsün ey can? Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan; Gece gibi kapkaranlık nefsini yak.! “Derdim var” diyorsun; Dert insanı Hak’ka götüren Burak’tır sen bunu bilmiyorsun. Sanma ki dert sadece sende var. Şunu bil ki; Sendeki derdi nimet sayanlar var. Umudunu yıkma Yusuf’u hatırla. Dert nerede ise deva oraya gider. Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider. Soru nerede ise cevap oraya verilir. Gemi nerede ise su oradadır. Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan da yerden de fışkırmaya başlasın. Dünya malı Allahın tebessümüdür; ona bak.! Ama sarhoş olma.. Irmağa deniz, denize okyanus sığmaz.. “Aşık” olmayana anlatsan da “Ben”-“Sen” anlamaz. Hakka ulaşmak için yoludur desen kimse inanmaz. Gönlünde zerre-i miskal şems olmayan; Yanmaz, yanamaz.
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Çok seviyorum bu şiiri"
"Üzülme! İnsanlar senin kalbini kırmışsa üzülme! Rahman, "Ben kırık kalplerdeyim"buyurmadı mı? O halde ne diye üzülürsün ey can? Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan; Gece gibi kapkaranlık nefsini yak! "Derdim var"diyorsun; Dert insanı Hak’ka götüren Burak’tır; sen bunu bilmiyorsun. Sanma ki dert sadece sende var. Şunu bil ki; sendeki derdi nimet sayanlar da var. Umudunu yıkma; Yusuf’u hatırla. Dert nerede ise deva oraya gider. Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider. Soru nerede ise cevap oraya verilir. Gemi nerede ise su oradadır. Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan da yerden de fışkırmaya başlasın. Dünya malı Allah’ın tebessümüdür: Ona bak ama sarhoş olma. Lâ tahzen! (Üzülme!) Irmağa deniz, denize okyanus sığmaz. “Aşık” olmayana anlatsan da “Ben” “Sen” anlamaz. Hakka ulaşmak için yoldur desen kimse inanmaz… Gönlünde zerre-i miskal Şems olmayan; Yanmaz, yanamaz. Ayağın kırıldı diye üzülme! Allah senden aldığı ayak yerine belki sana kanat verecek.
1000Kitap
Öğretmenler yeniden öğrenci oluyor İslam'da örnek alınması gereken peygamberler geçmişteki insanlar hakkında ne kadar konuştu! Nasıl konuştu! Asıp kesen, vahiy alan veliler gibi mi konuştular! Deli Deliyim Eşek Bile Değilim Masalımız bu ya dedi masalcı kul nefsani ibret alıyormuyuz çocuklar düşünüp tefekkür ediyormuyuz o geçmişteki insanları öğrencilerden latif isimli zat peki öğretmenim siz örnek oluyormusunuz diyince hocs asıp kesmeye geçmişteki pek sayın öğretmenlerin hayatından ibretlik kıssalar anlatmaya başladı vay efendim eskiden öğrenciler soru soramaz soru soracak olsalar o veli öğretmenler çocukların çoraplarını çıkarır ayaklarınız ile mum yapın diyerek falakaya yatırırmış kul nefsani latif ben merhametli bir veliyim elinle mum yap dedi ve eline cetvelle vurmaya başladı diğer sınıfta ise mümtaz hoca ders anlatıyordu küçük ergun diyorki hocamız o gün bir kıssa anlattı duası kabul edilen insanları anlatıyordu ve ben o gün o insanlara imrendim bir vali atanmıştı şehre kimisi çocuklarını okula göndermiyor kimiside balon sattırıp muska dağıttırıyorduki bu hocanın gayreti ile çocuklar önce elifbayı öğrendiler sonra tebessüm edip göz yaşlarını sildiler vali bey okul panosuna şunu yazdırmıştı öğrencilerden önce öğretmenler yeniden başlayacak okula bize dayak ile asıp kesenler değil vahiy ile nasihat veren öğretmenler lazım diyince tüm öğretmenler öğrenci önlüklerini giydiler Dualar almaya gayret edin Sabah-ul Hayr ☀️ Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz: “Allah Teâlâ kimin hayrını murâd ederse onları ona öğretir, sonra ebediyyen unutturmaz.” buyurdu ve  duâlar tavsiye ettiler; Duâbekleyen Duâbekleyen Nebi dayı artık 70 yaşına gelmişti gençlik vakti kırmadığı ceviz kalmamıştı ihtiyar azmanın Muhammed ismi taşıyan insan ahlâksız olmaz nebi dayı dedim
Din
İnsanlar senin kalbini kırmışsa üzülme! Rahman,“Ben kırık kalplerdeyim”buyurmadı mı? O halde ne diye üzülürsün ey can? Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan; Gece gibi kapkaranlık nefsini yak! “Derdim var” diyorsun; Dert insanı Hak’ka götüren Burak’tır; sen bunu bilmiyorsun. Sanma ki dert sadece sende var. Şunu bil ki; sendeki derdi nimet sayanlar da var. Umudunu yıkma; Yusuf’u hatırla. Dert nerede ise deva oraya gider. Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider. Soru nerede ise cevap oraya verilir. Gemi nerede ise su oradadır. Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan da yerden de fışkırmaya başlasın. Dünya malı Allah’ın tebessümüdür: Ona bak ama sarhoş olma. Lâ tahzen! Üzülme! Mevlana Celaleddin-i Rumi
*BİR ÜNİVERSİTELİYE CEVAB - 5* *Abdülhakîm efendinin, İstanbulda, Sultân Selîm Câmi-i şerîfi bağçesindeki, (Medrese-tül-mütehassısîn)de tesavvuf müderrisi [Ya'nî, ilâhiyyât fakültesinde, tesavvuf kürsîsi, ordinaryüs profesörü] iken, bir üniversitelinin süâline karşı, yazmış olduğu mektûbu, kelimelerini sâdeleşdirerek, aşağıya yazıyoruz:* *- dünden devam -* Sizi, cansızlar gibi, sâde dış kuvvetler te'sîri ile veyâ hayvanlar gibi, yalnız dış ve iç kuvvetler ile aklsız, şu'ûrsuz hareket etdirse idi ve evlerinize taşıdığınız ni'metlerden, yük hayvanı gibi, ağzınıza bir lokma verseydi, onu alıp yiyebilecek mi idiniz? Doğmadan evvelki, doğduğunuz zemânki hâlinizi düşünüyor musunuz? Üzerinde yatıp kalkdığınız, yiyip içdiğiniz, gezip dolaşdığınız, gülüp oynadığınız, derdlerinize devâ, korkulara, sıcağa, soğuğa, açlığa, susuzluğa, yırtıcı ve zehrli hayvanların ve düşmanların hücûmlarına karşı koyacak vâsıtaları bulduğunuz şu yer küresi yapılırken, taşları, toprakları hilkat fırınlarının ateşlerinde pişirilirken, suyu ve havası, kudret kimyâhânesinde inbiklerden çekilirken, siz nerede idiniz, ne içinde idiniz, hiç düşünüyor musunuz? Bugün, bizim dediğiniz karaların, denizlerden süzülüp ayrıldığı, dağların, derelerin, ovaların, tepelerin döşenildiği zemân, acabâ nerede idiniz? Denizlerin acı suları, Hakkın kudreti ile buhârlaşdırılarak, gökde bulutlar yapılırken, o bulutlardan yağan yağmurlar, [çakan şimşeklerin ve güneşden gelen kudret, enerji dalgalarının hâzırladığı gıdâ maddelerini,] yanmış, kurumuş toprakların zerrelerine işletip, o maddeler, [ziyâ ve harâret şu'âları te'sîri ile] oynayıp titreşerek hayâtın hücrelerini yetişdirirken, nerede idiniz ve nasıldınız? Bugün kendinize maymun tohumu derler, inanırsınız. Allah yaratır, yaşatır, öldürür, herşeyi O yapar derler
Alıntı