Gelecek yüzyılda okurum sanırım bir insanın eli hiç bir kitaba uzanmaz mı acaba? Başlasam devamı gelir mi o da ayrı bir sorunsal.
Eğer okumak isterseniz size kiminin yerlere vurduğu kiminin nesil devamı olarak görüp gurur duyduğu Z kuşağı olarak gözlemlediğim vakalara bulduğum çözümleri anlatmak isterim,hem iyisiyle hem kötüsüyle. Olayları izleyip story atmak,ağlamak yerine kendi elimizdekilerle tedbir alma vakti geldi. Orta halli bir ailenin en büyük kızı olduğum için sorumluluk bilinciyle büyütüldüm,çok sevildim ama kararında.Çocukları çok sevin ama bir sınırınız olsun,aşırılıktan kaçının.Dışarıdaki tüm çocuklarla eşit olduğunu bilsin,çok fazla sevgi verirseniz benlik bilinciyle kendini yüceltir,iş akran zorbalığına kadar gider.Merhametini söndürmeyin,onun yanında canlıları bitkileri hatta bir toprak parçasını bile sevin ama onu abartılı sevmeyin. Kendi yapamadıklarınızı,ideallerinizi gerçekleştirmek için onları zorlamayın,sizin kuklanız değiller,can onlar.Bir kıza hanım hanımcık dur demeyin,bir erkek çocuğunu erkek ol diye aşağılamayın.Amacım cinsiyet dengeleriyle oynamak değil,yaradılış zaten belli.Her çocuk kendi mizacıyla doğar,ona ne kadar emir verirseniz kendi cinsiyetinden o kadar soğur. Suskunsa konuşsun diye zorlamayın,bir çocuğun bakışından anlamak çok zor olmamalı.Çok konuşursa bırakın konuşsun,evdeki çocuk sesi yanan ampulden daha fazla ışık saçar. Ve en önemlisi dinini,dilini,ırkını,bayrağını sevmesini sağlayın.Zorlamayın,vatan sevgisi zorla kazanılmaz.Önüne koyduğunuz bir tas çorbayı 'Benim sayemde yiyorsun' demeyin.Anlatın o çorbanın sürecini,içine konan patatesin mercimeğin nereden nasıl geldiğini bilip şükretmeyi öğrensin.O çorbayı kendi ülkesinin vatandaşı sayesinde içtiğini bilsin,bilsinki ilk kendi ülkesinin insanını sevsin.Çocuklardan bayramlarını almayın,sizin düşünce yapınıza uymuyor diye çocuktan eğitim hakkını almayın,vatanına düşman
1000Kitap
Reklam
Bir güne isim verip(pzt.sendromu gibi) ona korku yüklemek kolay. "Bugün zor geçecek" demek, zorluğun yarısını baştan kabullenmek gibi. Oysa gün dediğin, dünün devamı, yarının habercisi. Ne eksik ne fazla sadece senin nasıl baktığın kadar ağır, nasıl yaşadığın kadar hafif A.ka
İnsan ve Duygular
Devamı olmayan şeyde kalb için hakikî bir lezzet yoktur. B. Mesnevi – 257
Beterin beteri var misali:)
Şuan ki dertlerimiz belki sonrası için bir hiç olacak, o yüzdeeeen; Hayat boş, eğlen çoşş. Deyip gününüze devam edinn👌
*İSLÂM AHLÂKI - 446* *ELLİDÖRT FARZ* *7* İslâm âlimleri, her müslimânın öğrenmesi, inanması ve tâbi' olması lâzım olan farzlardan elli dört adedini seçmişlerdir. *Ellidört farz şunlardır:* 44- Âdetli ve lohusa hâlinde bulunan ehline yakın olmamak. 45- Kalbini günâhlardan pâk etmek. 46- Kibrli olmakdan sakınmak. 47- Bâliğ olmamış yetîmin malını hıfz etmek. 48- Genç oğlanlara yakın olmamak. 49- Beş vakt nemâzı vaktinde kılıp, kazâya bırakmamak. 50- Zulmle, kimsenin malını almamak. [Boşadığı kadına mehr parasını ödemek de kul hakkıdır. Ödemezse, dünyâda cezâsı ve âhıretde azâbı çok şiddetlidir. Kul haklarından en mühimmi ve azâbı en çok olanı, akrabâsına ve emri altında olanlara emr-i ma'rûf yapmamakdır. Bunlara din bilgisi öğretmeği terk etmekdir. Onların ve bütün müslimânların dinlerini öğrenmelerine ve ibâdetlerini yapmalarına, işkence ederek veyâ aldatarak mâni' olanın kâfir olduğu, islâm düşmanı olduğu anlaşılır. Bid'at sâhiblerinin, mezhebsizlerin, sözleri ile, yazıları ile, Ehl-i sünnet i'tikâdını değişdirmeleri, dîni, îmânı bozmaları da böyledir.] - devamı var - *İslâm Ahlâkı* hakikatkitabevi.net/book.php?bookCo... *Huzur Pınarı* huzurpinari.com
Alıntı
Reklam
Reklam