Çok saçma ve aptalcabirroman!
Viktor Pelevin'in 2024 yılında çıkan "Krut" (Круть) adlı romanı, yazarın Transhümanizm serisinin devamı niteliğindedir. Eser, hapishane temalı "blatnaya" (suç dün estetiğini, dinozorlar, yapay zekâ ve sanal gerçeklik (Transhümanizm) ile birleştirerek, insanların bilincinin "Banka" adı verilen bir ortamda depolandığı bir geleceği konu alır. "Krut" Romanının Temel Özellikleri: Konu: Hapishane argosu ve "blatnaya" kültürü, Transhümanizm dünyasının sanal gerçeklik unsurlarıyla harmanlanmıştır. Dünya: Hikaye, insanların fiziksel bedenlerini kaybettiği, bilincin simüle edildiği distopik bir evrende geçiyor. "Dinozorlar" ve diğer yapay zekâ varlıkları, sanal dünyayı yönetiyor veya etkiliyor. Tarz: Pelevin'in klasik postmodern, hicivli ve felsefi tarzı devam ediyor. Roman, modern toplum, teknoloji ve insan bilinci üzerine yoğunlaşan bir yapıya sahip. Not: "Krut" (Круть) kelimesi Rusça'da "dik, sert, harika, uçurum" gibi anlamlara gelebilir, ancak romanda suç dünyası jargonuyla (krutoy/krutizma) ilişkilidir.
Kitap okumaya bir süre ara verdikten sonra tekrar nasıl eskisi gibi başlayabiliyorsunuzzz ben bir türlü başlayamıyorum elimi hangi kitaba atsam olmuyo başlasam bile bitiremiyorum bir türlü devamı gelmiyor
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir cümle seçersin, devamı gelir. Mesela ilk adımı atmak ve bu hep cesaret ister. Çoğumuz susarız, susmak vazgeçmektir ve vazgeçmek aslında her şeyi başlamadan bitirmek. Hayatın boyunca sarılabileceğin birine hiç sarılmadan ölmek demek. Hep aklında kalan soru işaretleri ve tercihlerin değişmesi demek...
*İDRİS ALEYHİSSELAM - 3* İdris aleyhisselâm bizzat kendisi, Allahü teâlânın emir ve yasaklarını büyük bir dikkatle yerine getirirdi. Hergün çok ibadet ve taat ederdi. Melekler cemaatler hâlinde onu ziyarete gelirler, ona görünürler ve onunla sohbet ederlerdi. İdris aleyhisselâm, onların her birinin ismini, yaptığı işi, okuduğu tesbîhi bilir; onları tek tek görürdü. Allahü teâlânın kendisine ihsan ettiği bir mucize olarak, ağaçlarda ne kadar yaprak olduğunu bilirdi. Daima; "Ağaçların yaprakları kadar" diyerek tesbih okumaktan hoşlanırdı. İdris aleyhisselâm hilâl görüldüğü zamanı ve daha başka vakitleri ümmeti için bayram yaptı. Yine Allahü teâlânın verdiği bir mucize olarak, İdris aleyhisselâm havadaki bulutlara dağılmaları için emir verebilirdi. O emir verdiği zaman, bulutlar derhal dağılırlardı. Hatta bulutlar, onun emrine itaatlarını sözle de ifade ederlerdi. -devamı var- *Peygamberler Tarihi Ansiklopedisi* huzurpinari.com/peygamberler-ta... *Huzur Pınarı* huzurpinari.com
Alıntı
İLİM EHLİNİN, ALLÂHÜ TEÂLÂ İNDİNDEKİ DERECESİ -1
Mâlikî Mezhebi’nin imâmı, Mâlik bin Enes (rah.) Hazretlerinin talebelerinden Yahyâ bin Yahyâ (rah.) şöyle anlattı: “Ben, beraber ders okuduğumuz arkadaşlar arasında yaşı en küçük olan idim. Mâlik bin Enes (rah.)’tan ders okumaya başladığım ilk gün bana şöyle dedi: ‘Ey Yahyâ! İlim husûsunda gayretli ve ciddi olmalısın. Bilinmelidir ki ilmin faziletleri, ilmiyle amel edenler ve ilmi sırf Allâhü Teâlâ’nın rızâsını talep ederek öğrenenler içindir. Bu husûsta sana ilmi sevdirecek, ilimden başka her şeyden yüz çevirmene vesile olacak bir hâdiseyi anlatmak istiyorum. Şam halkından, senin yaşlarında bir çocuk, Medîne-i Münevvere’ye ilim öğrenmeye geldi. Bizimle beraber ders çalışıp ilim öğrenirken vefat etti. Ben, beldemizde, onun cenazesine gösterilen alâka kadar bir talebenin veya bir âlimin cenazesine alâka gösterildiğini daha önce hiç görmedim. Bütün âlimler, onun cenazesine iştirak ettiler. Medîne Emîri, bu hâli görünce cenâze namazını kendisi kıldırmaktan vazgeçip âlimlere “Aranızdan en sevdiğiniz kimseyi imamlığa geçirin.” dedi. Onlar da Rebîa bin Abdurrahmân rahimehullâh’ı imamete geçirdiler. Namazdan sonra onu kabrine götürdüler. Onu, Tâbiîn’in ve zamanının en büyük âlimlerinden olan Rebîa, Zeyd bin Eslem, Yahyâ bin Saîd, İbn-i Şihâb, Muhammed bin Münzir, Ebû Hâzim Hazretleri gibi zâtlar lahde koyup defnettiler. Vefatının üçüncü günü beldemizin en mübârek zâtlarından birisi, onu, rüyasında çok güzel bir sûrette görmüş. Üzerinde beyaz elbiseler ve başında yeşil bir sarık olduğu hâlde alaca bir atla semadan yere inmiş. Ona selam vermiş ve ‘Beni, şu gördüğün dereceye ilim yükseltti.’ demiş. O zât, ‘Ulaştığın derece nedir?’ diye sormuş. (Devamı var) 26 Mart 2026 Fazilet Takvimi
Din İslam
hayat buysa devamı gelmesin..