10/10
·314 syf.··
2026 113. kitabı
Filistin'e Yahudi göçünün nasıl başlayıp, nasıl geliştiğini ayrıca siyonizmin ortaya çıkışını ve hangi amaca hizmet ettiğini ve bu göç projesine kimlerin katkıda bulunduğunu bu kitapta bulabilirsiniz. Filistin sorunu günümüze kadar ulaşan kapanmayan bir yaradır peki bu toprak parçası siyasi yönden mi, dini yönden mi bu kadar önemli belki de her iki yönden önemli sonuç olarak her iki tarafında vazgeçemediği bir Filistin var. Yahudiler'e başka ülkelerde devlet kurmaları için toprak verildi fakat bunlar ısrarla Filistin'de devlet kurabilmek için bütün yollara başvurdular. Sultan II.Abdülhamid'in tüm çabalarına rağmen Yahudiler yine de Filistin'de toprak sahibi olup buralarda koloniler kurup yerleşmişlerdir tabi ki bu kolonilerin ayakta kalabilemesi için ekonomik yönden desteğe ihtiyaçları vardı bu desteği de Baron Edmond Rothschild gibi zengin museviler tarafından buluyorlardı.
Filistin'e Musevi Göçü ve SiyonizmÖmer Tellioğlu · Kitabevi Yayınları · 201825 okunma
Puan vermedi
Öncelikle kitap bir aşk romanı değildir. Kendini bulma ve kendinle yüzleşme romanıdır, ayrıca Türkiye'nin en büyük sorunu olan modernleşme krizinin ve cinsiyet rollerinin paradigmatik değişiminin romanıdır. Spoiler içerir. Raif Bey Ankara'da kimsenin takmadığı zavallının teki. Karısı, kızları, patronu takmıyor ve herkes tarafından kullanılıyor. Hikâyeyi anlatan kişi bile onu oksijen israfı olarak görüyor. Bu kadar düşmüş, zavallı biri artık karşı tarafta agresyon uyandırıyor. Kendi evinde karısıyla, kızlarıyla ve içgüveysi damatlarıyla korkunç bir anaerki yaşıyor. Ama bu bir sonuç, Raif Bey'in biyografisine bakıldığı zaman mitik bir biçimde bu kader örülüyor. Raif Bey'in babası fabrikatör, İstanbul'da yaşıyorlar ve annesi ölmüş, yani Raif Bey'in babası daha paşa Osmanlı'yı temsil ediyor ve öykü de İstanbul'da başlıyor. Babası onu Almanya'ya gönderiyor, sabun tozu fabrikasının başına geçebilmesi için. Berlin'e, yani klasik modernizmde cinsiyet rollerinin en kaygan olduğu dünya başkentine gidiyor. Berlin aynı zamanda erkekliğin yitirildiği ve inanılmaz liberal bir cinsiyet anlayışının başkenti. Tabii bu özgürlüğünün faturasını Nazi Almanyası ile ödüyor Almanlar. Faşizm ve Alman nazizmi bu yitirilmiş erkekliği geri getirme çabasından başka bir şey değildi. Berlin'e gidiyor ve sergide dolanırken o meşhur tabloyu görüyor. Babasının oğlu, babasının sanatını devam ettirmek için, üstün Alman kalitesiyle zanaatini öğrensin ve geri dönüp babasından fabrikayı devralsın diye gittiği yerde zanaat öğrenmek yerine annesizlikten o Madonna tablosuna sarıyor. Kürk ilksel bir şey ve avcılık-toplayıcılık dönemini hatırlatır. Freud'a göre annenin cinsel organının Ödipal erkekteki ilk intibasıdır. Sabahattin Ali kitabın da ismi olan Kürk Mantolu Madonna ismini Rönesans dönemi
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,6bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Karahanlılar ve Türk Devlet Geleneği
8/10
·265 syf.··
2026 76. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:54
Türkler tarih boyunca yalnızca kılıçlarıyla değil, devlet kurma kudretleriyle de tarih sahnesinde yer almışlardır. Hunlardan Göktürklere uzanan bu büyük devlet geleneği, İslamiyet'in kabulü ile yeni bir safhaya geçmiş ve Karahanlılar devrinde eski Türk töresi ile İslam devlet anlayışı aynı nizam içinde birleşmiştir. Bu sebeple Karahanlılar, Türk tarihinin kırılma noktalarından biri olarak görülür. Eserin satırları arasır dolaşırken devletin yalnızca bir idare mekanizması olmadığı, aynı zamanda bir mefkure olduğu hissedilir. Nitekim bu anlayış şöyle ifade edilmektedir: "Devlet, yalnızca hükmetme vasıtası değil; töre, nizam ve inancın birlikte yürüdüğü bir yüksek düzendir." Satuk Buğra Han ile başlayan İslamlaşma süreci, eski Türk devlet geleneğini ortadan kaldırmamış; aksine onu yeni bir medeniyet zemini üzerinde yeniden şekillendirmiştir. Hükümdarlık anlayışı, saray teşkilatı, ordu sistemi ve idari yapı bu dönemde yeni bir hüviyet kazanmış ve kendisinden sonraki Türk-İslam devletlerine temel teşkil etmiştir. Prof. Dr. Reşat Genç, "Karahanlı Devlet Teşkilatı" adlı eserinde bu yapıyı bütün yönleriyle ele almakta; yalnızca kurumları değil, bu kurumların arkasındaki devlet anlayışını da ortaya koymaktadır. Böylece Karahanlılar, bir geçiş devleti olmaktan ziyade bir temel devlet modeli olarak karşımıza çıkar. Karahanlılar üzerine yapılan en kıymetli çalışmalardan biri olan bu eser, Türk devlet geleneğini anlamak isteyenler için önemli bir kaynak niteliğindedir.
Karahanlı Devlet TeşkilatıReşat Genç · Türk Tarih Kurumu · 06 okunma
10/10
·680 syf.··
2026 110. kitabı
Ahmet Cevdet Paşa büyük bir ilim ve devlet adamıdır ömrünün tamamını bulunduğu görevlerde devleti adına çalışmakla geçirmiştir. Hukuk, tarih, dil ve edebiyat gibi farklı konularla ilgilenmiş ve bu alanlarda çalışmaları olmuştur. Kendisi son derece değerli bir şahsiyettir İlber Ortaylı hocamızın tabiriyle "medreselerin yetiştirdiği son güneş'dir" Kitap Osmanlı Devleti'nin 1774 ile 1826 yılları arasında yaşanan önemli olayları içermektedir kitabın giriş kısmında İslam Devletleri tarihi ve Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan da kısaca bahsedilmektedir. Kitapta Rusya ile olan ilişkilerimize, Kırım ve Ermeni sorunu, Mısır da gelişen olaylar, Fransız ihtilali ve Napolyon'un sahneye çıkışı, Yeniçeri ayaklanması ve Nizam-ı Cedid'in kurulması gibi tarihi konuları okuyacağınız değerli bir eserdir.
Osmanlı İmparatorluğu TarihiAhmed Cevdet Paşa · Etkileşim Yayınları · 04 okunma
9/10
·856 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 15:26
Kitap 1994 yılında yazılmasına rağmen olayları açıklama becerisi oldukça kuvvetli. Avrupa düzeni ve onun dağılışını anlatarak başlayan bu kitap Çin’in yükselişini tahmin ederek bitiriyor. Ne yazık ki Osmanlı ve Türkiye hakkında değerlendirmeler çok az bu da gösteriyor ki aslında ne kadar güçten düşmüşüz. 1. Dünya savaşında bile bizden çok az bahsediyor. Siyaset akademisyenden değil belli dönem devlet kademelerinde çalışmış insanlardan dinlenince daha kıymetli oluyor. İşin teorisi değil gerçeği. Hem ne derler bilirsiniz akademisyen belirlediği konuda çözüm bulmaya çalışır politikacı ise sorunu önünde bulur ve onu çözmek zorundadır. Bu anlamda dünya tarihini Birleşik devlet nasıl yorumluyor onu anlamak için kült olmuş bir kitap.
DiplomasiHenry Kissinger · İş Bankası Kültür Yayınları · 2007445 okunma
Bir Modern Zaman Eşkıyası veya Köroğlu
7/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Eserde Milli Aşireti'nin lideri Plîng (kaplan) lakaplı Mehmet Milli'nin ilginç ve maceralarla dolu hayatı anlatılmıştır. Bucak Aşireti'nden bir milletvekilinin öldürülme ithamı ile köyü basılıp yakınları öldürüldüğünden önce Suriye'ye kaçan ve ardından İsveç'e iltica eden Milli'nin ilginç hayat hikâyesi aşiret kültürü ve aşiretler arası ve aşiretlerin devlet ile ilişkilerini anlamak için önemli veriler sunmaktadır. Mehmet Milli'nin 1978'de Apocular olarak bilinen PKK ile kısa süreli bir münasebeti olmuşsa da PKK’nın şiddete dayalı anlayışını görünce araya mesafe koyan Mehmet Milli, köyünün basılıp yakınlarının öldürülmesi üzerine ülkeden ayrılana kadar zorunluluktan ötürü PKK ile stratejik bir ilişkisi olmuştur. Ülkeden ayrıldıktan otuz yılı aşkın bir süre yurt dışında olmasına rağmen PKK ve şiddete dayalı anlayışla arasına mesafe koyan Mehmet Milli; zulme karşı hak bildiği yoldan cesaretle giderek kendine özgü bir yaklaşım sergilemiştir. Başta İsveç, Romanya ve Moldova olmak üzere çeşitli ülkelerde yaşayan Milli otuz iki yıl sonra 2011’de Türkiye'ye dönmüş ve kanaat önderi olarak üst düzeyde kabul görmüştür. 29 Eylül 2025'te hayatını kaybeden Milli'nin sıra dışı hayat hikâyesi başta Kürt sorunu ve aşiretlerin siyasi ve sosyal konumunu merak edenler bakımından ilginç veriler sunmaktadır.
PlîngÖmer Şahin · Gufo Yayınları · 20214 okunma