En uçtaki iskemlede bir başıma oturur, için için dans ederdim. İçin için dans etmek ne tuhaf bir şeydir bilemezsin. Kimselere fark ettirmeden dans ederdim ben...
Ben Tanrı'nın beni ılık kan ve sinirlerden yarattığını biliyorum, evet! Organik doku yaşam yeteneğine sahipse her uyarana tepki göstermek zorundadır. Ben de tepki gösteriyorum! Acıya çığlık ve gözyaşlarıyla, alçaklığa kızgınlıkla, iğrençliğe ise tiksintiyle karşılık veriyorum. Bence hayat buna denir esasında.
"İnsan neden ölümsüz değildir?"diye düşünüyor. Beyin merkezlerinin ve kıvrımlarının ne faydası var? Eğer bunların hepsi toprağa girmeye ve nihayetinde yer kabuğuyla birlikte soğumaya ve sonra da milyonlarca yıl boyunca anlamsız ve amaçsız bir halde dünya ile birlikte güneşin etrafında dönmeye mahkum ise bakmanın, konuşmanın, hissetmenin ve aklın ne önemi var ki?
Yarım bırakanı çok olan bir kitap uzun zaman önce ben de yarım bırakmıştım. Bitirebilmek için tutunamayanlardan olmak gerekiyormuş sanırım. Çünkü ilk okuduğumda anlamamıştım, karmaşık gelmişti fakat bu defa anlamış olmam ve kendimi bulmam biraz boşluğa düşürdü beni.