Acı sadece bir duygu. Bize ne söylüyor? Dili olsa da konuşsa nasıl sohbet ederdik onunla? Belki şunları söylerdi kalbimizin tüm açıklığı ile dinleyebilseydik: “Yeniden bir bütün olabilmen için buradayım. Parçalanmaya yüz tutmuş tarafına sinyal vermek için gönderildim. Diyorum ki buraya daha dikkatli bak. Haydi buraya biraz daha emek verelim ve tekrar bir bütün olalım. Eğer ben —yani acı duygun— olmasaydım sen iyi hissetme yanılsamasıyla kimbilir kendini ne kadar kaybedecektin. Kendin olmadığın şekilde davranacak ve yaşayacaktın. Oysa ben sana diyorum ki ben acı duygusu olarak senin savunma mekanizmanım hayata karşı. Tekrar canlanabilmen ve kendini hatırlayabilmen için…” Bize bu kadar derin öğretilerle gelen bir duyguyu reddetmek yerine onun sesini dinlemek daha anlamlı olmaz mı?
Acıyı iyi ve kötü sıfatlarından bağımsız değerlendirmek ona objektif bakmamızı sağlayabilir.