"Dünya görüşüyle, ideolojiyle, siyasal bakışla, dinle, ahlakla alakası yoktur aydın olma halinin. Sıradanlığı kendine yakıştırmama, kendini meselelere herkesin baktığı gibi bakmak zorunda hissetmeme, geleneğin, yasanın, kuralın, içtihadın ötesine geçebilme, hasılı kelam her şeyi ilmin ve irfanın penceresinden bakarak sorgulayabilme halidir aydın olmak."
"İktidarda bulunan zümre gerçek aydınlardan oluşursa iş değişir. Aydından kastım, okuma yazmayla idare edenler değil kuşkusuz. İlim ve irfanla aydınlanmış olanları işaret ediyorum. İktidar mekanizması, sadece gerçek anlamda aydınlanmış olanların elindeyse, adalet dağıtır. Çünkü gerçek aydınların parayla, pulla, şöhretle ya da bir kadını güç kullanarak elinde tutmak gibi beyhude davranışlarla işi olmaz. Onlar, küçük insanlara dair bu insanlık hallerini, bırak kendilerine yakıştırmayı düşünmezler bile."
"Osmanlı'yı geride bıraktık, sil baştan bir güvenlik erki ve medeni bir hukuk sistemi oluşturduk ama eski tas eski hamam. İktidarı elinde tutanların da sıradan bir vatandaş gibi yargılanacağı, cezalandırılacağı günlere ne zaman ulaşacağız sence?"
"Ulaşamayacağız. Şunu unutma Saffet, iktidar her şey demektir. Kimin elindeyse onun borusu olur ve o öttürür. Üstelik bunun doğusu, batısı, Asya'sı Avrupa'sı filan da yok. İnsan insandır ve neresinden bakarsan bak, aşağılık bir mahluktur."
"Bizde din tabu olmaya devam ederken, Avrupa'nın büyükçe bir kısmında Kilise, kendisine içinde akılcılık da olan yeni bir form vermekle meşguldü. Böylece, bizim tersimize, Avrupa coğrafyasının büyük bir kısmında taassup ve bağnazlık yerini hür düşünceye bıraktı. Biliyorsun, hürriyet gelişmenin motorudur."
"Tarih bize, hayatlarında zaferler kaydetmiş birçok kumandan isimleri verir. Fakat bütün son devrin insanlık tarihinde, bir zaferden bir millet hamlesi yapmak kudreti, tek olarak Gazi'nindir."
Şevket Süreyya Aydemir, Kadro dergisi, Haziran 1933